Pazar, Mayıs 20, 2012
EDİTÖRDEN | Küresel düşün, bireysel davran
Share to Facebook Share to Linkedin 

Küresel düşün, bireysel davran

Pavel P. Antonov
alt
KARAR MERCİLERİ: Nereye gidiyoruz kimse bilmiyor, ama
herkes bu konuda endişeli.
(KOLAJ: PATRICIA BARNA)

Antropologlar, grup halinde düşünmenin insan doğasının derinlerinde yattığını savunur. Bu doğruysa, ‘grup halinde düşünme’ özelliği Sovyet sisteminde daha da özendirildi. Kişisel sorumluluk sınırlandırılmış, sindirilmiş ve sistemli olarak silinmişti. Kararları, Komünist Parti Politbürosu, Merkezi Komite veya bölgesel ve yerel komiteler alıyordu. Kararlardan kimse kişisel olarak sorumlu tutulamıyordu. İnsanlar yavaş yavaş, kişisel sorumluluğun istenmediği ve beklenmediği bir sistemi kanıksadı.

Demokrasiye geçiş döneminde Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, refah, girişimcilik ya da siyasî liderlik boyutunda bireyselliği, çeşitli biçimlerde benimsedi. Ancak, özel mülkiyet ve kişisel çıkarlar, toplumsal çıkarlara baskın gelirken, kişisel sorumluluk kavramı bu anlamda onlara yetişemedi. Bölge insanlarının, işlerini ihmal eden, görevlerini kötüye kullanan, suç işleyen seçilmiş temsilcilerden; veya kendilerine hizmet verenlerden hesap sormamaları beni şaşırtıyor. Hesap sorulmayınca, yolsuzluk yapan memurlar ve niteliksiz profesyoneller işlerini yapmayı sürdürüyor.

Temiz bir çevre ve doğanın korunması da, bu tutarsızlıktan çok mustarip. Bir doğal mirası kişisel çıkarı için kullanan işletmeciden sorumluluk beklemek neredeyse imkânsız. Buna göz yuman yetkilileri, memurları ya da milletvekillerini bundan sorumlu tutmak da zorlaştı. Sonuçta, kişisel önderlik ve çevre vizyonu, devlet katında ender iki emtia oldu. Çevre eylemcilerini ise, hükümetler çoğunlukla önemsemedi; egemen medya ve toplum dışladı veya alaya aldı.

AB üyeliğiyle işler değişmeye başladı. Eylemciler ve sivil toplum, yerel düzlemde nüfuzunu giderek artırdı. AB, kişisel fikirlere, seçmen desteğine ve kullanıcı memnuniyetine önem verir. Bu yüzden, Polonya’daki otoban inşaatına, Romanya’daki altın madenine ve Litvanya’daki nükleer santrale karşı yükselen sesler, yeni AB üyelerinde daha çok işitiliyor. Yeni üyeler, çevreyi korumak için AB yasalarını, taahhütlerini ve kurallarını uygulamakla kalmayıp; AB’nin düşüncelerine, Avrupa için Çevre forumu gibi uluslararası tartışmalarda da destek olmalı.

Çevre için güçlü bir siyasî taahhüt, güçlü bir vizyon ve önderlik gerektirir. ‘Eski’ AB’deki bazı örnekler, bölge siyasetine ilham veriyor. Danimarkalı Sosyal Demokrat Svend Auken, çevre bakanlığı döneminde, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak ve Aarhus Sözleşmesi’nin temellerini atarak bütün dünyaya örnek oldu.

Avrupalı bakanlar Belgrat’ta, Doğu Avrupa, Kafkaslar ve Orta Asya ülkelerinden, doğa koruma konusunda daha güçlü siyasî taahhütler istedi. Çevre konusunda şimdiye dek uluslararası yardımlara bel bağlayan bu ülkeler şimdi kendi iradelerini ortaya koymalı, Orta Avrupa’nın deneyimlerinden yararlanmalı. Bunlardan biri de, kişisel sorumluluğun önemini kavramak.

Aarhus Sözleşmesi, değişimi tek başına sağlayamaz. Yeşil liderlik işe yaramaz düşüncesi eskidi ve bölgedeki devlet görevlileri, siyasetçi ve uzmanlardan yeni Auken’ler doğdu. Laszlo Solyom’un ‘Yeşil Başkanlar’ girişiminin başarısı, kişisel vizyonun ve çevresel sorumluluğun bölgedeki örneklerinden biri. Bu girişimin, Budapeşte’deki Dünya Bilim Forumu’nda, bilimsel bilgiyi başarıyla hayata taşıması şaşırtıcı değil. Bireysel sorumluluk almak için insanların çevre hakkında doğru bilgi sahibi olması ve kişisel tercihlerinin sonuçlarını da kavraması gerekli.

Çevreye etkilerimiz konusunda kişisel sorumluluk almak, başarılı bir çevre politikası için kilit önemde. Büyümenin Sınırları’nın yazarlarından Dennis Meadows, tüketimin arttığı bölgemizde, alışkanlıkları terk etmenin zor olacağını söylemişti. Göstergeler, bölgede, bilgi sahibi, internet kullanan, eyleme hazır, yurttaş, siyasetçi ve önderlerden oluşan ciddi bir kitle olduğu yönünde. Umarız Meadows’un tahmini tutmaz.

Ocak-Mart 2008

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       Web uygulama