Daha rahat nefesler
David LandryAvrupa okulları temiz hava solumak istiyor
Önemli çevre sorunlarının çoğu, çapı 10 nanometre ilâ 100 mikrometre arasında olan, tam anlamıyla mikroskobik moleküllerden kaynaklanır.
'Parçacık madde' olarak bilinen bu unsurlar, başta çocuklar olmak üzere, toplum açısından büyük sağlık riski oluşturan bir çevre kirliliği türüdür. Diğer yandan, parçacık madde sorunu, çevre açısından belli başarılar sağlanmış bir alandır, bu da soruna iyimser bakabilmemizi sağlar.
Parçacık maddenin ana bileşenleri, sülfatlar, nitratlar, amonyak, sodyum klorür, karbon, mineral tozu ve sudur.
Parçacık madde; mineral tozu, deniz tuzu, orman yangınları ve volkanik faaliyetler gibi doğal kaynaklardan ortaya çıksa da, sınaî faaliyetler ve içten yanmalı motorlar da bu aerosollerden büyük miktarlarda üretir. Temkinli tahminlere göre, atmosferdeki tüm aerosol parçacıklarının %10'u insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor.
En azından 1994'ten ve WHO'nun Avrupa için Çevre Sağlığı Eylem Planı'ndan bu yana, partikül madde, kısa ve uzun vadeli etkileri olan, ciddi bir sağlık tehlikesi olarak tanımlanıyor.
Yakınlarda yapılan bir çalışma, ('Parçacık Madde Hava Kirliliği: Sağlık açısından zararları' başlıklı WHO durum raporu, EURO/04/05), WHO'nun Avrupa Çevre ve Sağlık Merkezi tarafından 2004'te yapılan bir veri değerlendirmesini özetlemiştir. Buna göre, sağlığa zararlı maddelerden biri olan parçacık madde, bir yaşın altındaki bebeklerde solunum yolu hastalıklarından kaynaklanan ölüm riskini, kardiyovasküler ve solunum hastalıkları ile akciğer kanserine bağlı ölüm oranını ciddi şekilde artırmaktadır.
Bedenlerinin küçük olmasından, dışarıda daha çok zaman geçirmelerine kadar, çeşitli nedenlerden dolayı çocuklar, parçacık maddeye en fazla maruz kalan grubu oluşturmakta, ve kısa ya da uzun vadeli solunum yolları hastalıklarına yakalanabilmekte; hatta beyinlerinde hasar oluşabilmektedir.
Parçacık madde o kadar ciddi kaygı yaratıyor ki, Avrupa Çocuk Çevresi ve Sağlık Eylem Planı'nda (CEHAPE) '3. Öncelikli Bölgesel Amaç' olarak yer alıyor. Bu plan, 2004'te Budapeşte'de düzenlenen, WHO Avrupa Dördüncü Çevre ve Sağlık Bakanları Konferansı'nda 52 ülke tarafından imzalandı.
Şubat ayında, 52 Avrupa ülkesinin temsilcileri, eylem planını (EED 28/06/04) gözden geçirmek için Brüksel'de bir araya geldi. Bu WHO girişimi, çocuk sağlığı üstündeki çevresel tehditleri dört öncelikli alanda ele alıyor: su, hava, kimyasallar ve yaralanmalar.
REC'in, 'Avrupa Okullarındaki Kapalı Mekânlarda Hava Kalitesi: Solunum hastalıklarını önleme ve azaltma' projesi, doğrudan CEHAPE'nin 3. Öncelikli Bölgesel Amacı'na yönelik. Projede, Arnavutluk, Bosna Hersek, Macaristan, Sırbistan ve Slovakya'daki REC ofisleri ile, hem bu ülkelerdeki hem de Avusturya, İtalya ve Norveç'teki diğer ilgili kuruluşlar rol alıyor.
2005-2009 döneminde uygulanmakta olan projenin sonuçları, 2009'da İtalya'da yapılacak olan Beşinci Çevre ve Sağlık Bakanları Konferansı'nda sunulacak.
İtalyan Sağlık Bakanlığı'nın, Kasım 2001'de Çevre ve Sağlık isimli resmi dergisinde yayımlanan, 'Kapalı Mekânlarda Sağlık Güvenliği ve Koşulların İyileştirilmesi Kılavuzu'na göre yürütülen proje, Macaristan'da bir pilot program olarak uygulamaya konmuştu.
REC Macaristan ofisi, okulların kapalı mekânlarında hava kalitesini iyileştirmek için 2004'te İtalyan modelini uygulamaya başladı. Pilot eğitim programı, İtalyan ve Macar tıbbî danışmanların yardımıyla, Macar öğretmenler tarafından geliştirildi.
2006-2007 döneminde de, temel planlama ve eğitim kursları İtalyan-Macar örneğine göre tasarlanan uygulama sekiz ülkede başlatıldı. En önemli adım olan iç mekân hava kirleticilerinin ölçümü, Kasım 2006 ile Mart 2007 döneminde yürütüldü. Yıl sonunda ise, seçilen okullarda, her ülkede 1,000 çocuğun sağlığını ölçmek için bir anket yürütülecek, ardından sonuçlar toplanıp çözümlenecek.
Program, gelecek yıl da sürecek. REC, Macar-İtalyan modelinin, programa katılan sekiz ülkede yaygınlaşmasını umuyor.
Bu alanda nispeten istikrarlı bir ilerleme iyileşme gözleniyor. REC'in Avrupa Okullarındaki Kapalı Mekânlarda Hava Kalitesi projesinin bu hızlı başarısı, CEHAPE'nin 3. Öncelikli Bölgesel Amacı'nın sonuçlarından sadece biri. Parçacık madde kaynaklı sağlık sorunlarının çözümüne yönelik geniş kapsamlı hedefler son olarak, AB'nin Altıncı Çevresel Eylem Programı'nda yer alan Hava Kirliliği Tematik Stratejisi tarafından tanımlandı.
Eylül 2005'te yayımlanan ve hava kirliliğine bağlı hastalıklardan kaynaklanan erken ölümleri 2000'deki düzeyine kıyasla %40 azaltmayı taahhüt eden bir Konsey direktifiyle, eski projeler yeni hedefler belirledi.
İyi haber ise, parçacık madde salımlarının gerçekten de azalıyor olması. Bugünkü hesaplara göre, Tematik Strateji'de belirlenen 'iddialı' hedeflere ulaşılabilecek. Ayrıca, AB'nin bir süre önce yürürlüğe koyduğu, hafif araçların parçacık salımlarını kilometrede 0.025 grama düşüren yeni standard ile, Avrupa'da içten yanmalı motorlardan kaynaklanan parçacık kirliliğinin düşmesi bekleniyor.
Her ne kadar endüstriyel makineleri yeterince temiz düzeyde işletmek muhtemelen uzun yıllar alacak olsa da, sonunda mikroskopik düzeydeki parçacık madde ile savaşımı kazanabileceğiz; bu da bizim ve çocuklarımızın daha rahat nefes almamızı sağlayacak.
Daha fazla bilgi için www.rec.hu/search
Nisan-Haziran 2007





