Pazar, Mayıs 20, 2012
KAPAK KONUSU | Vurgunun Eşiğinde Karadeniz
Share to Facebook Share to Linkedin 

Çevre farkındalığı için ihtilaflardan kurtulmak gerek

BSEC'in kuruluş amacı ve misyonu nedir?

675-YU-4-3-73_sf16_kapak_farkindalik
Murat Sungar
(Fotoğraf:Nafiz Güder)
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (BSEC), Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla yeni doğacak ülkeler arasında kurulacak işbirliğinin ve Türkiye'nin buna öncü olmasının yararlarının gündeme geldiği bir dönemde, dönemin Cumhurbaşkanı Özal'ın da ön ayak olması ve siyasî destek sağlanmasıyla 1992'de İstanbul deklarasyonu ile hayata geçiyor. Kuruluş belgesine baktığınızda, BSEC, tamamiyle ve sadece ekonomik işbirliğine yönelik bir örgüt olarak öngörülüyor, fakat tam manasıyla örgüt olması aşağı yukarı 10 sene sürüyor. 1998'e kadar BSEC bir deklerasyon, bir niyet beyanı iken, 1998'de Yalta'da bir esas kuruluş belgesi kabul ediliyor; 1999'da da, tam manasıyla bir bölgesel örgüt niteliği kazanıyor ve BM'ye de tescil ediliyor. Zaman içinde de bu, ‘sadece ekonomik ilişkiler' hedefi ele alınıyor. O dönemde ortak payda ekonomik işbirliği; kimse karşı çıkamıyor, yararına inanılıyor. Ancak o dönemde Karadeniz'den kimsenin pek bahsettiği yok. Hakikaten 10 sene öncesine kadar, Balkanlar var, Kafkaslar var Orta Asya var ama Karadeniz'den hiç kimse bahsetmiyor. O dönemin koşullarında bir takım projeler üretilse de hayata geçirilemiyor, işbirliği kâğıt üstünde kalıyor. BSEC'in en büyük başarısı, taraf olan bütün bu ülkelerin bir anlaşmaya imza atmış olmasıdır.

Son 10 sene içinde ise Karadeniz, önemli bir bölge haline gelmeye başladı. Amerikalılar'ın mevcudiyet göstermek istedikleri bir bölge oldu. ABD'nin ilgi gösterdiği her bölge sonuçta hareketleniyor, bir heyecan doğuyor ve o bölgenin değeri artıyor. Bölge içinde Amerika'ya çok yakın ülkeler var. Romanya mesela, Türkiye ile ABD'nin 1950'lerdeki ilişkisine benzer bir ilişkileri var, özellikle kredi konusunda. ABD'nin Ukrayna ile, Gürcistan ile özel ilişkileri var; ABD böyle yakınlaştıkça ve siyasî konulara el attıkça, bölge ülkeleri daha dikkatli davranmaya başlıyor. Karadeniz'e ilginin artmasının esas sebeplerinden bir tanesi de enerji kaynakları ve enerji güvenliği konuları. Dolayısıyla, BSEC olarak Karadeniz'e ilişkin düşüncemiz, artık yavaş yavaş ekonomik ilişkilere ilaveten, güvenlik ve enerji güvenliği gibi bir takım başka sorunlara el atmamızın yararlı olduğu şeklinde.

BSEC'in en önemli kazanımları neler?

Aralarında ciddi ihtilaflar olan ülkelerin böyle bir örgütte bir araya gelebilmiş olması, işbirliğini hâlen sürdürmeleri BSEC'in en büyük başarısıdır. Bütün o toplantılar sayesinde birbiriyle anlaşamayan insanları bir araya getirebilen bir örgüt oldu BSEC. Örneğin Türkiye ve Ermenistan. Burada bir daimî temsilcileri var, bayrakları var; Türk Ermeni ilişkileri açısından çok önemli bir işlev görüyor. Bir turizm ve kültür komitesi kurduk. Bu alanlarda, Türkiye ve Ermenistan olarak sınır aşırı bir etkinlik yaptık.

Kimse rahatsız olmuyor bu tip etkinliklerimizden. Gürcistan ve Rusya, Ukrayna ve Rusya, birbirlerine kendilerini anlatacak bir forum ortamı buluyor. Bence bugüne kadar gelmemiz önemli bir kazanım; bundan sonraki varlığımızı ise, biraz daha derinliği olan konulara el atmamız belirleyecek. Ayrıca BSEC'in AB ile daha yakın ilişki kurmasında yarar görüyorum. Bir anlamda, "sizin Doğu'da yapmaya çalıştığınız pek çok şeyi sizin adınıza biz yapalım, elimizde bu imkânlar var," demeye çalışıyoruz. AB'de bunu anlamaya başlıyor. Bir diğer önemli ve başarılı gördüğümüz gelişme de, Avrupa Birliği'nin BSEC'e ilgi göstermeye başlamasıdır. Hem ‘AB Komşuluk Politikası' çerçevesinde, hem de bizim gayretlerimiz sonucunda, AB Komisyonu bize gözlemci oldu ve ilk kez 14 Şubat 2007'de AB bakanları ile BSEC bakanları Kiev'de bir araya geldi. Bu çerçevede, adeta AB'nin bir alt-sözleşmesi niteliğinde bir statüye kavuşmaya çalıştığımızı söyleyebilirim.

BSEC'in güncel projeleri neler?

Yeni profilimiz biraz daha değişik olacak. Yeni genel sekreter ile ben iki sene önce göreve başladığımızda, BSEC'i tamamen proje odaklı bir organizasyon haline getirmeyi düşündük, büyük projeler yürüten bir organizasyon. Şu anda odaklandığımız iki önemli proje var: Birincisi, Karadeniz'i çevreleyecek bir yol projesi. Yani Karadeniz'in etrafında, hali hazırdaki yollardan da yararlanarak bir yol yapmak. Bunun iki önemli veçhesi var. Bir tanesi turizm. Bölgenin çok büyük bir turistik potansiyeli var. Baktığım zaman, dolaştığım zaman fantastik bir iklim ve tabiat görüyorum. İkincisi de ticaret. Ticaret için yeterli yol yok. Böyle bir yol olursa hem turizm hem ticaret canlanır düşüncesiyle bu projeyi başlattık. İlke olarak ülkeler arasında anlaşmaya varıldı, şimdi bunun ülkeler tarafından tasdiki bekleniyor ki hayata geçsin. Bu tip büyük projelere el atıp hayata geçirebilirsek hiç olmazsa BSEC'in bu bölgedeki insanlara bir yararı olduğunu göstermiş oluruz. Bu yol projesi de böyle bir yaklaşımla doğdu. İkinci büyük proje ise, Karadeniz'de limanlar arasında seyrüsefer. Tarihte Karadeniz, farklı limanlar arasındaki deniz trafiği açısından çok hareketli bir bölge. Biz bu trafiği yeniden canlandırmayı hedefliyoruz. Bu iki proje ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. Özetle, Karadeniz ülkelerinin, mümkün mertebe ticaret odaklı olarak kurmuş olduğu bu örgütü; şimdi daha çok büyük projelere el atan, belki de kısa süre sonra, daha başka alanlara, güvenlik alanına belki siyasî alanlara girecek bir örgüt haline getirmeye çalışıyoruz. Böylece BSEC daha etkili bir örgüt olabilecek.

Karadeniz'in sürdürülebilirliği açısından önümüzdeki dönem nasıl olacak?

Bir kere ülkelerin buna inanması ve bir takım ihtilafları bir tarafa atabilmeleri lazım. Geçiş ekonomilerinde pek çok konu yeni yeni anlaşılmaya başlanıyor; çevre de bunlardan biri. Bölgede çevre konusundaki farkındalığın oluşabilmesi için ihtilaflardan kurtulmak gerek. Dolayısıyla BSEC var olduğu sürece, çevresel farkındalık açısından da yarar sağlayacaktır.

Temmuz-Eylül 2008

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       Web uygulama