Pazar, Mayıs 20, 2012
KAPAK KONUSU | Vurgunun Eşiğinde Karadeniz
Share to Facebook Share to Linkedin 

Tarla temizliği

Avusturyalı çevre korumacılar tarımı Tuna havzasından uzaklaştırmak için kampanya başlattı 

alt
TAŞAN NEHİR. Yıl aşırı yaşanan taşkınlar Slovakya'da olduğu
gibi Avusturya Lange Luss'daki tarlaları örgün tarım için
elverişsiz hale getiriyor.
(Fotoğraf: Distelverin)

Çocuklar farkı anlar. Onları iki farklı alana götürün, biri kelebekler, kuşlar ve kurbağalarla dolu bir otlak, diğeri de sürülmüş bir tarla olsun, bakın bakalım çocuklar hangisine hayranlık duyuyor? Ne yazık ki bazı çiftçilerin bu farkı görmesi bu kadar kolay olmuyor.

İşte Lange Luss’daki durum bu. Lange Luss, Avusturya-Slovakya sınırı boyunca akıp Tuna’ya kavuşan Morava Nehri’nin kıyısında, 350 hektarlık doğal bir taşkın ovası. 50 yıl öncesine kadar zengin otlaklarla dolu olan alanın büyük bölümü tarıma açılmış. Bugün geriye yalnızca 50 hektarlık otlak kalmış. Ovanın geri kalanı çoğunlukla buğday, mısır ve ayçiçekleri ile kaplı.

Arazinin düzenli olarak taşkına uğraması tarımı güçleştiriyor. Arazi sahiplerinin çoğu, ek gelir sağlamak için tarım yapıyor, kimi arazisini kiralıyor, kimi ise sabanlarını çoktan depoya kaldırmış. Söz konusu alan aynı zamanda, Morova-Dyje Birleşme Noktası Taşkın Ovaları Üçtaraşı Ramsar Bölgesi kapsamında sıkı korunan bölgenin de güneyini oluşturuyor.

Avusturya’da bir çevre koruma STK’sı olan Distelverein’den Gerhard Neuhauser’e göre, “burada tarım yapmak anlamsız. Tarım Morava ve Tuna’yı besleyicilerle, gübre ve böcek ilaçlarıyla kirletiyor. Bu da, bir Ramsar alanının akılcı kullanımı kavramına ters. Üstelik Avusturya’nın Su Çerçeve Direktifi’ne ilişkin taahhütlerini yerine getirmesini engelliyor.”

Buna karşılık Distelverein, arazi kullanımının ekili tarımdan otlağa dönüştürülmesi için bir kampanya başlatacak. Neuhauser, “bu fikir çiftçilerin çoğuna pek cazip gelmeyecek,” diyor. “Ancak faydalarını anlattığımızda akıllarının buna yatacağını düşünüyoruz.”

Distelverein, büyük baş hayvanlar için yeni otlak ve meralar oluşturmayı amaçlıyor, ayrıca Avusturya hükümetinin çiftçi sübvansiyon sistemini de değiştirmeye çalışıyor. Bugün, bir çiftçinin gelirinin neredeyse yarısını buğday, mısır gibi mahsullere verilen sübvansiyonlar oluşturuyor. Distelverein bu sübvansiyonları, düşük yoğunlukta otlatma ve yem yetiştirme gibi çayırlık araziler için daha uygun olan uygulamalara dönüştürmeyi umuyor.

Bu bağlamdaki bir diğer düşünce de, çevre dostu ürünler satan çiftçilerin turizme daha fazla dahil olabileceği. Koruma altındaki büyük leylek kolonilerini görmek isteyen turistler, bölgedeki Marchegg kasabasına akın ediyor, bu da aslında hayvan otlatılan meraların varlığına bağlı. Lange Luss’un yukarı kesimindeki, Schonbronn ve Versay kadar güzel bir şato olan ve kısa bir süre önce yeniden açılan Schloss Hof, pek çok turisti bölgeye çekeceğe benzer. Neuhauser, “bir turist leylekleri ve şatoyu görüp, evine bir kaç hoş organik ürünle döndüğünde farklı bir deneyim yaşamış olur, gerçek bir öyküsü olur,” diyor.

Schloss’tan aşağı baktığınızda şato bahçelerini, Lange Luss’un tarlalarını, Morava’yı, sonra diğer kıyıda da Slovakya’nın, -aslında eski Demir Perde dönemindeki tampon bölgenin parçası olduğu için büyük kısmı el değmemiş- meralarını görebilirsiniz. “Lange Luss’un bu tarafının da, hem nehirle, hem de diğer kıyıdaki meralarla usulca birleşen bir çayırlık olması sizce de hoş olmaz mı? İşte bu, seyrine doyulmayacak bir manzara olurdu.”

Temmuz-Eylül 2005

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       Web uygulama