Pazar, Mayıs 20, 2012
KAPAK KONUSU | Yeşeren Yapılar
Share to Facebook Share to Linkedin 

Türkiye’de yeşil bina girişimleri

Pınar Akpınar

Sürdürülebilir yaşam için çevreye dost binalarda yaşamak önemli, çünkü enerji, su, elektrik gibi kaynakları çoğunlukla yaşam alanlarımızda tüketiyoruz. Çevre Dostu Binalar Derneği’nin tanımlamasına göre, doğa dostu binaların bazı temel nitelikleri sağlaması gerekiyor, bunlar: uygun yalıtım ile enerji tasarrufunu hedefleyen tasarımlar; doğal ışıktan yararlanan ve ışığa göre kendini ayarlayan camlar; enerji tasarruflu çatı düzenekleri ve ev tipi rüzgar türbinleri; verimli ısıtma, doğal iklimlendirme ve havalandırma sistemleri; sağlığa zarar vermeyen ve depremin etkilerini olabildiğince aza indirgeyecek malzemelerin kullanımı; çevreye dost inşa yöntemleri; yağmur suyunu tutan düzenekler ve az suya ihtiyaç duyan bitkilendirme; ve geri dönüşümü kolaylaştırma şeklinde sıralanabilir.

676-YU-4-4-kapak_kazancadonusenmaliyet_sy19
YÜZÜNÜ GÜNEŞE DÖNEN EV: Konutların ısıl enerji ihtiyacının güneş enerjisi ile karşılanabileceğini göstermeyi amaçlayan Diyarbakır'daki Güneş Evi, Türkiye'deki en yeni uygulamalardan biri.
(Fotoğraf: Güneş Evi Eğitim ve Uygulama Parkı Arşivi)

Uluslararası sertifika sistemlerine uygun yeşil bina inşası Türkiye’de henüz emekleme aşamasında olmakla birlikte, yenilenebilir enerji sistemleri ya da doğal malzeme kullanan çevre dostu binalar konusundaki bilimsel girişimlerin 30 yıldan fazla bir geçmişi bulunuyor. Bu yapılar çoğunlukla, örnek teşkil etmeyi amaçlayan uygulamalı eğitim merkezi niteliğinde veya üniversiteler bünyesindeki akademik çalışmaların desteklenmesi amacıyla kurulan yapılar. Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden Prof. Dr. Necdet Altuntop’un 2008’de yaptığı araştırma, bu girişimler hakkında oldukça ayrıntılı bilgi veriyor.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) Marmaris’te 1977’de kurduğu güneş evi, Türkiye’deki ilk uygulama. Yapının ihtiyaç duyduğu enerjinin %30’u, pasif güneş enerjisi sitemiyle elde edilmiş. MTA’nın 1981’de yine Marmaris’te kurduğu laboratuarda ise aktif güneş enerjisi sistemi kullanılmış. Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinin öncülüğünde 1976’da yapımına başlanan güneş evi, o günden bu yana çeşitli revizyonlardan geçirilmiş ve sistemleri yenilenmiş.

Çukurova Üniversitesi bünyesinde 1981’de faaliyete geçen güneş evinde, ihtiyaç duyulan enerjinin %99’a varan kısmı pasif sistem tarafından karşılanabilmiş. Ege Üniversitesi bünyesindeki iki güneş evinden ilki 1986 yılında, ikincisi ise 1990 yılında kurulmuş. 1990’larda, güneş evi projelerinin çoğaldığını görüyoruz. Bu dönemde, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin, Erciyes Üniversitesi’nin, TÜBİTAK’ın hayata geçirdiği çeşitli projeler var. 2000 yılı ve sonrasında ise, Hacettepe Üniversitesi’nin, Pamukkale Üniversitesi’nin, Süleyman Demirel Üniversitesi’nin, Temiz Enerji Vakfı’nın bu konudaki girişimlerini görmek mümkün. Güneş evi uygulamalarına Elektrik İşleri Etüd İdaresi ve Devlet Planlama Teşkilatı gibi resmi kurumlar da ilgi duymuş.

Güneş evleri konusundaki en yeni iki uygulamadan biri Diyarbakır’da, ikincisi İstanbul’da. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin, 2008 Haziran ayında inşaatı tamamlanan güneş evi projesi, ‘enerji mimarlığı’ konusunda eğitim ve uygulama amaçlı kullanılıyor. Enerjisinin 100%’ünü kendisi karşılayabilen pasif tipteki yapının amaçlarından biri, ısıl enerji ihtiyacı nispeten az, birim alana gelen güneş ışınımı yüksek olan Diyarbakır’da konutların ısıl enerji ihtiyacının güneş enerjisi ile karşılanabileceğinin gösterilmesi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Davutpaşa yerleşkesindeki Yıldız Enerji Evi de yine 2008 Haziran ayında hayata geçirilmiş. Proje kapsamında rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi, dikey tip toprak kaynaklı ısı pompası ve gizli ısı depolama sistemi gibi yeni teknolojiler, bölgede yaygın olarak kullanılan konvansiyonel enerji kaynakları ile birlikte uygulanıyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının zengin olduğu ülkemizde, yapıları bu kaynakları kullanacak şekilde tasarlamak mümkün. Yukarıda bahsi geçenler, bu tasarımlara birkaç örnek. Doğanın bizlere sunduğu imkânları kullanıp yeşil yapılar tasarlamak, hem doğanın hem de bizim yararımıza olacak.

Pınar Akpınar, REC Türkiye Yeşil Kutu Proje Sorumlusu

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       Web uygulama