Çarşamba, Temmuz 30, 2014
MERCEK | Mercek | Yerel yönetimin çevredeki rolü
Share to Facebook Share to Linkedin 

Yerel yönetimin çevredeki rolü

Hande Özüt

Günümüz kentlerinin sürdürülebilir yerler haline gelmesi için çevre, kentsel altyapının ötesinde bir yaklaşımla ele alınmalı

Yirmi dokuz Mart 2009’daki yerel seçimlerde, 19 siyasî parti ve bağımsız adaylar, 2,100’ü aşkın belediyenin yönetimi için yarışacak. Başka bir deyişle, yaklaşık 40,500 belediye başkan adayı çeşitli konulardaki vaatleri ile seçmenlerden destek isteyecek. Bu sayıya belediye meclis üyeleri ve il genel meclis adaylarını da eklersek, yerel seçimlerin hem çevre hem de diğer sahalarda ne kadar etkili olacağını görebiliriz.

Türkiye nüfusunun yaklaşık %80’ini doğrudan etkileyen seçimler dolayısıyla partilerin ve adayların çevre ve sürdürülebilirlik konularına yaklaşımına baktık. Belediye ve başkan adayı sayısının yüksek olması, adayların çevre vizyonlarına tek tek bakmayı zorlaştırsa da, genel bir fikir edinmek için büyükşehir belediyelerine ve bazı büyük belediyelere sorular gönderdik; parti programları ve yapılanların ileriye dönük hedeflerin göstergesi olduğu düşüncesinden hareketle, çevre konusunda mevcut stratejileri ve bunların gerçekleşme durumunu gözden geçirdik.

Strateji raporları

Yerel yönetimlerin çevresel faaliyetleri iki temel grupta incelenebilir. Bunlardan ilki, atıksu arıtma tesisi, ulaştırma, katı atık deponi sahası gibi altyapı yatırım ve iyileştirme faaliyetleri; ikincisi ise, çevre konusunun sektörlere entegrasyonu olarak adlandırabileceğimiz konular. Bu ikinci grup genelde kentsel ulaşım, enerji, konut, arazi kullanımı, endüstriyel üretim gibi kenti ilgilendiren tüm konulara çevreci bir yaklaşım getirmek olarak açıklanabilir. Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, geri dönüşüm, toplumsal eğitim ve bilinçlendirme, toplu taşıma gibi faaliyetler bu grupta.

Belediyelerin çevre konusundaki hedef ve stratejilerini diğer konular ile entegre bir şekilde belirleyecekleri temel belge ‘Strateji Raporları’. 5018 sayılı kanunun yanı sıra, 5393 sayılı Belediye ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi kanunları ile nüfusu 50,000 üstündeki belediyeler stratejik plan hazırlamakla yükümlü. Belediye Kanunu’nun geçici 4. maddesine göre, 13 Temmuz 2006’e kadar hazırlanması gereken stratejik planların süresi beş yıl. Başka bir deyişle 243 belediyenin 2006-2011 zaman dilimi için stratejik raporlarını hazırlamış olması gerekiyor.
Hemen tüm büyükşehir belediyelerinin birbirine benzeyen strateji raporlarında aşağıdaki genel hedeflerin ön plana çıktığını görüyoruz:

  • Atık su: Atık su ve yağmur suyu altyapısı olmayan yerlerde 2011 yılı sonuna kadar çalışmaların tamamlanması. Mevcut atık su arıtım sisteminin bakım ve onarımının yapılması.
  • Katı atık: Sürdürülebilir katı atık bertarafı ve geri dönüşümün sağlanması.
  • Yeşil alanlar: Kent temizliği ve aktif yeşil alanların standartlarının yükseltilmesi. Kişi başına düşen aktif yeşil alanların artırılması.
  • Hava kirliliği: Hava kalitesinin standartının yükseltilmesi.

Birçok belediyenin strateji raporunda bulunan ve yukarıda kısmen sıralanan genel hedefler, belediyelerin temel yükümlülüğü olan altyapı, yeşil alan ve benzeri konuları içeriyor. Ancak belediyelerin artan nüfus ve farklılaşan tüketim ihtiyaçları ile günümüz kentlerini sürdürülebilir kılabilmek için çevreyi, kentsel altyapının ötesinde bir yaklaşımla ele alması gerekiyor.

2008 Dünya Habitat Günü’nde de ‘Uyumlu Kent’ teması işlendi ve uyumlu kent, ‘çevreyle ilişkilerini, çevre üstündeki etkilerini kontrol edebilen kenttir,’ şeklinde tanımlandı, (Metin kutusu: 1). Nüfusunun yaklaşık %80’i belediyelerde yaşayan ülkemizde de uyumlu kentlere ulaşabilmek için belediyelerin çevre konusunu; enerji, ulaşım, eğitim, istihdam ve arazi kullanımı başta olmak üzere tüm politikalarına dahil etmesi gerekli.

Bazı iyi örnekler

Belediyelerin strateji raporlarında, çevre ile ilgili yaklaşımların ve hedeflerin, ‘çevre’ başlığının ötesine uzandığı iyi örnekler bulmak mümkün. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hava kirliliğini önleme amacıyla yenilenebilir enerji kullanımı artırmayı, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin enerji verimliliğini teşvik etmeyi, Kayseri Belediyesi’nin ise doğal gaz kullanımını yaygınlaştırmayı hedeflemesi gibi örnekler sürdürülebilir kentsel enerji kullanımı yönünde atılmış adımlar.

Bir diğer olumlu örnek ise, çevrenin eğitim ve bilinç artırma politikalarına entegrasyonu. Bu kapsamda, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Adana, Antalya ve Kayseri Büyükşehir Belediyeleri çevre eğitimi faaliyetlerini stratejik planlarına dahil eden belediyelerden. Bilinçlendirme çalışmalarında çoğunlukla görülen konular; hava kalitesinin yükseltilmesi; çevre sorunlarının en az seviyeye düşürülmesi, geri kazanılabilecek atıklar konusunda halkın bilgilendirilmesi, ilköğretim okullarında çevre eğitimlerinin yapılması, katı atık, atık su, hava ve toprak kirliliği konularında eğitimlerin yaygınlaştırılmasıdır.

Ayrıca bazı belediyeler, çevre politikalarını ve faaliyetlerini sağlıklı ve güncel verilere dayandırmak için ölçme ve izleme çalışmaları yürütüyor. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hava kalitesinin daha sağlıklı tespit edilmesi için hâlen 10 olan ölçüm istasyonu sayısını, 2011 sonuna kadar 17’ye çıkarmayı planlıyor. Yine 2011 yılı sonuna kadar, İstanbul’da trafikten kaynaklanan kirliliğin tespit edilmesine ve ulaşım politikalarının geliştirilmesine yardımcı olmak için 30 izleme istasyonu kurmayı hedefliyor.

Planlamadan uygulamaya

Strateji raporlarındaki genel hedeflerden stratejilere ve uygulamalara doğru gidildikçe somut çözümlerin ve faaliyetlerin azaldığını söyleyebiliriz. Hedeflerini hayata geçirmeye başlayan belediyeler arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bursa Nilüfer Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Eskişehir Odunpazarı Belediyesi sayılabilir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hava kalitesini daha sağlıklı tespit etme hedefini strateji raporunun sayfaları arasında kalmaktan kurtarmış, Çevre ve Orman Bakanlığı ile yapılan protokolle, İstanbul Hava Kalitesi Ölçüm verilerinin bakanlığın İnternet sitesinde yayımlanması için gerekli altyapı kurulmuş ve sistem Şubat 2007'de yayına başlamıştır. Bilgiler, saat başı güncellenmektedir.

Nilüfer Belediyesi Çevre Bürosu tarafından ilçenin gürültü haritasının çıkarılması, elektromanyetik kirliliğin ve hava kirliliğinin ölçülmesi ve izlenmesi, sağlıklı ve düzenli veri toplamaya bir başka örnek.

Çevre sorunlarına entegre çözümler getirmek için uluslararası ve ulusal kuruluşlardan destek alan belediyeler de var. Erzurum’da Alman Teknik İşbirliği Kurumu (GTZ) ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) ortaklığında yürütülen ‘Çevreye Zarar Vermeyen Belediye Hizmetlerinin Geliştirilmesi’ projesi bunlara bir örnek. Projenin amacı, belediye işletmesi olan ESKİ'nin, belediye hizmetlerinin katı atık ve su yönetimi konusunda ekolojik ve ekonomik açıdan devamlılık kazanmasını sağlaması.

Türkiye Belediyeler Birliği’nin de çevre ve sürdürülebilirlik konusunda belediyeler arasında işbirliğini desteklemeye yönelik proje ve faaliyetleri var. Gönüllü belediyelerden temsilcilerin katılımı ile kurulan ‘Sürdürülebilir Kent Ulaşımı Komisyonu’nda kent içi ulaşım politikalarına çevresel yaklaşımın entegrasyonu için mevzuat eksiklikleri, eğitim ihtiyaçları gibi konular tartışılıyor. Türkiye Belediyeler Birliği ile İsveç Bölgeler ve Yerel Yönetimler Birliği işbirliğinde yürütülen Belediye Ortaklık Ağları (TUSENET) Projesi modüllerinden birinin konusu çevre. Bu modülde İstanbul Büyükşehir, Büyükçekmece, Zeytinburnu ve Adalar belediyeleri, Stockholm ve Nacka belediyeleri birlikte çalışmalar yürütüyor, modüle üye belediyeler katı atık stratejik planlarını hazırlıyor. TUSENET’in bir başka modülünde ise, Antalya Büyükşehir, Muğla ve Tarsus belediyeleri, Malmö Belediyesi ile birlikte yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji verimliliği konularında çalışmalar yürütüyor. Çalışmalar, İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) ile Türkiye Belediyeler Birliği ve pilot belediyelerin öz kaynaklarından sağlanan finansmanla sürüyor.

Araştırmamızı yanıtlayanlardan biri olan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin geri dönüşüm ve atıklardan enerji elde etme gibi hedefleri de var. Eskişehir’e bağlı Odunpazarı belediyesinin yürüttüğü ‘Odunpazarı Geri Kazanım Projesi’ kapsamında eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları ve ÇEVKO’nun işbirliğiyle ayrı toplanan atıkların geri dönüştürülmesi hedefleniyor. Benzer şekilde Karabük Belediyesi ve Bursa Nilüfer Belediyesi de, AB hibesi ile başlattığı geri dönüşüm projesini tüm kente yayma kararı aldı. İzmir Mordoğan Belediyesi, karayoluna yatırım yapmak yerine, karbon salımını da azaltacak deniz ulaşımı ve toplu taşıma projelerine öncelik veriyor; enerji konusunda, bölgenin rüzgârını kullanmaya yönelik enerji projelerini destekliyor.

Yol gösterici örnekler

Örnekleri çoğaltmak mümkün ancak yeterli değil. Bu noktada, belediyelerin çevresel hedeflerine ulaşmak için daha somut faaliyetler yürütmesi yerinde bir talep olur. Bunun için dünyadaki öncü yerel yönetişim uygulamaları ve uluslar-arası yerel yönetim örgütlerinin uygulamaları yol gösterici olabilir. Akla gelen en başarılı örnekler arasında, ICLEI’nin iklim dostu kentler girişimi var, (Metin kutusu: 2).

Türkiye’de belediyelerin hedef ve stratejileri ile ilgili etkin faaliyetler planlayıp uygulamalarına destek olan farklı planlama yöntemleri de var. Bunlardan biri, REC’in geliştirdiği katılımcı bir planlama modeli olan Yerel Çevre Eylem Planları (YEÇEP). YEÇEP bir yörenin ya da kent halkının çevre yatırımlarının planlamasına katılımını teşvik eden bir araç. YEÇEP süreci, çevresel önceliklerin belirlenmesini ve bu öncelikleri hedef alan en uygun eylem planlarının geliştirilmesini içeriyor. Bu eylem planları çerçevesinde üretilecek projelere hem ulusal hem uluslararası kaynaklardan finansman sağlamak da daha kolay. Örneğin, Avrupa Yatırım Bankası, KfW ve Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşları kredi sağlayacağı altyapı yatırım projelerinin bu tür kapsamlı ve katılımcı planlama yaklaşımının bir parçası olmasını tercih ediyor.

REC Türkiye, YEÇEP’in bir planlama aracı olarak kullanımına yönelik hazırlıkları tamamladı. Bu kapsamda; YEÇEP Uygulama Rehberi Türkiye’ye uyarlanarak, katılımcı çevre planlaması konusunda tüm belediyelere bir rehber sağlandı. Yöntemin Türkiye hukuksal ve yönetsel yapısı içindeki yerini belirlemek ve geçmişteki planlama pratikleri ile ilişkisini kurmak için yerel yönetim uzmanları tarafından YEÇEP Strateji Raporu hazırlandı. Ankara’daki merkezî bilgilendirme toplantısının ardından Ankara, Yolava ve Gaziantep’te yapılan bölgesel eğitimlere, 54 belediye ve büyükşehir belediyesi, 16 Yerel Gündem 21, dört il özel idaresi, altı Belediyeler Birliği temsilcisi katıldı ve yöntem konusunda kapsamlı bir eğitim aldı.

REC Türkiye, 2009’da üç belediyedeki pilot uygulamalarla YEÇEP’i hayata geçirecek. Üç yıllık proje sonunda beklenen iki temel çıktı; pilot belediyelerin katılımcı çevre planlaması uygulama kapasitesinin artması ve YEÇEP uygulamasını Türkiye çapına yayacak deneyim ve dersler edinmek.

Hande Özüt, REC Türkiye Proje Yöneticisi

Ekim-Aralık 2008

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       Web uygulama