Sular çekilirken
Yağışların azaldığı, sıcaklık ortalamalarının giderek yükseldiği günümüzde, suyun değeri daha da artıyor. Kentleşmenin su kaynaklarını nasıl etkilediğini WWF Türkiye Su Kaynakları Program Müdürü Buket Bahar Dıvrak'a sorduk.
İstanbul için komşu bölgelerden, örneğin çok özel ve suya bağlı bir ekosistem olan İğneada gibi yerlerden su getirmenin olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?
Alüvyal topraklar üstünde gelişmiş subasar ormanları, sulak alanları ve kıyı kumulları ile dengeli bir ekosistemler kompleksi olarak tanımlanan İğneada, bu anlamda Avrupa’nın elde kalan birkaç iyi örneğinden biridir. Biyoçeşitlilik açısından olağanüstü öneme sahip olan alan, bir bölümü tehdit altında olan çok sayıda bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. İğneada’nın doğal ekosistemlerine yönelik tehdidin başında, Istıranca Dereleri olarak bilinen yukarı havzalardaki su kaynaklarının, baraj projeleri, pompalama sistemleri gibi yapılarla yönünün değiştirilmesi ve alanın hidrolojik yapısının bozulması geliyor.
İstanbul’un su ihtiyacı, eski zamanlardan beri, uzak kaynaklardan su taşınarak karşılanmaya çalışılmıştır. İstanbul’un tükenen suyuna çare olarak son dönemde sıkça sözü edilen projelerden biri de, Istıranca Dereleri’nden su getirilmesidir. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ), Istranca Dereleri projesinin üçüncü ve dördüncü etaplarının, Rezve Deresi ve Bulanık Deresi üstünde uygulanması düşünülmektedir ki; bu dereler İğneada Ormanları’nı besleyen başlıca kaynaklardır. Istranca Dereleri Projesi’nin birinci ve ikinci etabını oluşturan Pabuçdere ve Kazandere Barajları halihazırda kurumuş durumdadır. Rezve Deresi’nden alınan suyun dev borularla İstanbul’a taşınması şeklinde uygulanacak proje, özellikle bölgedeki taban suyunu düşürecek niteliktedir. Subasar ormanların, kurak dönemlerde, ihtiyaç duyduğu suyu, taban suyundan karşıladığı bilim otoriterlerince kabul edilen bir gerçek. Yer altı sularının sulak alanlar için önemi göz önüne alınırsa, yeraltı suyunun çekilmesi, ekolojik dengenin bozulmasının yanı sıra, ekonomik faaliyetlerin sekteye uğraması gibi tehlikeler oluşturmakta. Yapılacak tüm projelerin planlama aşamasında, İğneada Longozu’na ve Istranca Dereleri ekosistemine olan etkilerinin tespit edilmesi ve İstanbul’a su alma planı yapılırken İğneada’nın varlı- ğının korunması garanti edilmelidir.
Başta su olmak üzere su kaynaklarımızın kalkınma ve nüfus artışına yenik düşüp tükenmemesi için sizin öncelikle önerdiğiniz önlemler nelerdir?
WWF-Türkiye suyun yönetimi ve planlanmasına ilişkin üç temel öneri sunuyor:
1. Sürekli artan su talebini yönetmek, (su arzını arttırmak bir çözüm yolu değildir);
2. Bütün sektörlerde verimliliği artırmak;
3. Entegre havza yönetimi yaklaşımını hayata geçirmek.
Bu üç öneri ışığında, Türkiye’de daha etkin bir su yönetimi için aşağıdaki noktalar öncelikle ele alınmalıdır:
_ Kapsamlı bir Ulusal Su Yasası hazırlanmalı;
_ Tatlı su kaynaklarının yönetiminde, havza ölçeğinin esas alındığı, ‘Entegre Havza Yönetimi’ yaklaşımı ilgili tüm kurumlarca benimsenmeli ve hayata geçirilmeli;
_ Kaçak su kullanımı tüm sektörlerde engellenmeli; sanayi, kullandığı suyu geri kazanarak yeniden kullanmalı; tarımda, alternatif ürün uygulamalarıyla suyu daha az kullanan ürünlere ağırlık verilmeli; yağmurlama ve damla sulama sistemi özendirilmeli ve bunun için uygun kredi olanakları oluşturulmalı;
_ Yer altı su rezervlerimizi eksiltmemek ulusal politika haline gelmeli, kaçak kuyular konusundaki yaptırımlar artırılmalı, izleme ve denetim mekanizmaları güçlendirilmeli;
_ Su altyapı projeleri hayata geçirilmeden önce Çevresel Etki Değerlendirme sürecinde halkın görüşü alınmalı ve bilimsel yöntemlerle fayda-maliyet analizleri yapılmalı;
_ Yanlış planlanan yatırımlar nedeniyle sorunları çözmek adına havzalar arası su transferleri, yeni barajların inşası ve yeni yer altı su kuyusu açılması gibi müdahalelerin geçiçi çözümler olduğu görülmeli ve her havzanın su sorunu öncelikle kendi içinde çözülmelidir.
Temmuz-Eylül 2007
YEŞİL BAKIŞ
- Antroposen’e Hoşgeldiniz
- Dünya Caddesi İşgali
- Yaşam Dönüşümdür
- Doğal Tarımın Yolu – Felsefesi ve Uygulaması
- Küresel İklim Değişimi, Biyoenerji ve Enerji Ormancılığı
- Yeşil bilişim ile 7.8 gigaton sera gazı azaltımı mümkün
- Dünya Dün ve Bugün
- Klimatoloji ve Meteoroloji
MERCEK
- Belediyeler için adım adım sera gazı salım envanterleri
- İklim Değişikliğinin Farkında Ol!
- Çevre Adalet(sizliğ)i
- Yeni kurallar: yeni oyun
- Gelecek için Hareket Etmeli
- İklim Müzakereleri Rayına Oturdu Mu?
- Cancun'da ilk hafta müzakerelerinin sonuna gelirken...
- Aralık İklimi
KAPAK KONUSU
- Dünyadan iklim dostu yerel yönetim uygulamaları
- Türkiye'den iklim dostu yerel yönetim uygulamaları
- İklimler değişiyor, kentler değişiyor mu?
- Türk özel sektöründe karbon salım yönetimi
- Yeni Ev Ödevi: Karbon Yönetimi
- İklim değişikliğinde son düzlüğe girmeden Dünya ve Türkiye
- Hidroelektrik santrallerinin olası etkileri
- HES’lere karşı hukukun gücü





