Çıktık Açık Alınla...
REC Türkiye, kuruluşunun beşinci yılını idrak ederken, hayata geçirdiği önemli projeler ile sağlamlaştırdığı temeller üstünde yeni projelere başlıyor Çıktık açık alınla...
Yazan:Sibel Sezer Eralp
İlk bakışta kısa gibi gelse de, beş yıl önemli ve pek çok gelişimin tamamlanabileceği bir zaman dilimi aslında. Örneğin; beş yaşına gelmiş bir çocuk yürümeyi, konuşmayı öğrenmiş ve artık neredeyse kişiliğini oluşturmuştur. Hayvanlar aleminde beş yaşına gelmiş pek çok tür, artık olgunlaşmış hatta üreyecek çağa gelmiş demektir. Bazı hızlı büyüyen ağaç türleri, beş yılda artık tomruğundan yararlanılacak büyüklüğe ulaşmış olur.
Orta ve Doğu Avrupa coğrafyasında faaliyet gösteren Bölgesel Çevre Merkezi (REC), Türkiye ofisinin Mayıs 2004'te çalışmaya başlamasından bu yana, beş yıldan uzun bir zaman geçti. REC Türkiye o günden bu yana, beşi uzun dönemli ve büyük bütçeli olmak üzere, 15'ten fazla projeyi başarıyla tamamladı. Proje çalışmaları kapsamında, pek çok kazanım ve başarılı sonuçlar elde edildi. Bu sonuçlar, REC Türkiye'nin projeleri kapsamında belirlenen hedef grupların da ötesine ulaşarak, geniş kitlelere yayıldı ve projelerin etki alanını artırdı. Beş yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz uzun soluklu ve önemli çalışmalara göz atmak, REC Türkiye'nin yaklaşımı ve işlevleri konusunda da önemli bir fikir verecektir.
AB sürecinde güçlü destek
REC Türkiye'nin kuruluş amacına da paralellik gösteren Avrupa Birliği çevre müktesebatı kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar, hem Türkiye hem de REC Türkiye'nin en önemli kazanımlarından biri olsa gerek. Adaylık sürecinde özellikle çevre alanında faaliyet gösteren sektörlerin eğitim, bilgi ve finans ihtiyaçlarını karşılayarak, paydaşların kapasitelerinin geliştirilmesi REC Türkiye'nin hâlen sürdürdüğü önemli bir faaliyet. 2004 - 2006 yılları arasında yürütülen ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK'lar), kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve akademik kuruluşlara yönelik uzun vadeli proje, REC Türkiye'nin AB konusunda attığı ilk adımlar oldu.
Bu ilk projeyi, aynı alanda pek çok başka proje izledi ve REC Türkiye, özellikle STK'lar ve kamu kurumları tarafından güvenilir, çevre yönetimi konusunda ilk akla gelen kuruluşlardan biri oldu.
İklim değişikliği alanında önder.
Küresel ölçekteki iklim değişikliği Türkiye'de de önemli sorun. REC Türkiye konuyla ilgili bilimsel ve siyasa düzeyinde bilgi ve belge üretiminin yanı sıra, Türkiye'deki ilgili paydaşların özellikle uluslararası süreçleri takip etmeleri için önder bir rol üstlendi, titiz ve özverili çalışmalarıyla Türkiye'nin bu süreçlerdeki temsiliyetini destekledi.
Beş yıl boyunca 50'ye yakın toplantı ve eğitim düzenledi, 10'dan fazla yayın hazırladı ve ilgili paydaşların kullanımına sundu. İklim değişikliği sorununun ülke gündeminde alt sıralarda yer aldığı bir dönemde, REC Türkiye, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin ‘Eğitim, Öğretim ve Kamuoyunu Bilinçlendirme' başlıklı 6. maddesi kapsamında odak noktası olarak kolaylaştırıcılık rolü üstlendi ve önemli kararların alınmasında etkin bir iletişim çalışması gerçekleştirdi.
İklim değişikliği ile mücadelede, kamu kurumları kadar özel sektöre de önemli görevler düştüğü için, REC Türkiye 2009 yılı başında özel sektör için bir İklim Platformu oluşturarak hem özel sektörün bilgilendirilmesi hem de işbirliklerinin artması yönünde adımlar atmaya başladı. Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) ve Türk Tesisat Mühendisleri Derneği (TTMD) ortaklığı ve liderliği ile kurulan platform, iklim değişikliğini, sera gazı salımları, enerji sektörü ve düşük karbon ekonomisi gibi farklı boyutlara taşımak için önemli bir araç niteliğinde.
Sürdürülebilir kalkınma eğitimleri
Eğitim, her alanda olduğu gibi çevre ve sürdürülebilir kalkınma alanında da vazgeçilmez ve önemli bir konu. REC, sahip olduğu alt yapı ve tecrübeyi Türkiye'ye taşıyarak bu alanda da önemli adımlar attı. Hedef kitlesini ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin oluşturduğu Yeşil Kutu projesi; REC, Milli Eğitim Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı arasında Aralık 2005'te imzalanan işbirliği protokolü ile birlikte resmî olarak başladı. 2005-2007 döneminde Avrupa Komisyonu Life Programı kapsamında desteklendi ve 38 ilden 101 öğretmene ulaştı. 2008-2009 döneminde ise özel sektörden Bosch'un desteği ile eğitimler devam etti. Yeşil Kutu, 2009 yılı sonuna yaklaşırken 81 ilde görev yapan 8,000'den fazla öğretmene ulaştı.
Yeşil Kutu ile öğrencilere yönelik eğitim programının yanı sıra; Bilgi Üniversitesi ve Venedik Uluslararası Üniversitesi ile işbirliği yapan REC Türkiye, Karadeniz ülkelerinden üst düzey kamu ve özel sektör temsilcilerine sürdürülebilir kalkınma ve bu alanda ortaklıklar oluşturmak yönünde bir seminer dizisi de gerçekleştirdi. 2008 ve 2009 yıllarında düzenlenen ve önemli akademisyenler ile iş dünyası temsilcilerinin konuşmacı ve eğitmen olarak yer aldığı program; Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya, Türkiye ve Ukrayna'dan 100'e yakın uzmana ulaştı.
Özel sektör için yeni yaklaşımlar
Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinde Türkiye'nin çevre alanında gerçekleştireceği uyum çalışmalarında özel sektöre de büyük sorumluluk düşüyor. Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin düşük karbon teknolojilerine yatırım yapmaları, sürdürülebilir bir üretim anlayışı benimsemeleri ve sürdürülebilirliği tüm iş süreçleri ile bütünleştirmeleri Türkiye'nin AB çevre standartlarına uyması açısından büyük önem taşıyor.
İki yılda bir düzenlenen AB Çevre Ödülleri, 2005 yılından bu yana Türkiye'de de uygulanıyor. Yönetim, ürün ve süreç kategorilerinde ödül kazanan Türk şirketleri, diğer ülkelerden dereceye giren şirketlerle birlikte Avrupa ölçeğinde düzenlenen seçmelere katılıyor. Bu da hem Türkiye, hem de Türk iş dünyasının Avrupa'da yerini sağlamlaştırıyor.
REC Türkiye, AB Çevre Ödülleri Programı'nın sekreteryası olmanın yanı sıra, özel sektör bağlamında 2008'de Boğaziçi Üniversitesi ile işbirliği içinde, iş dünyasına yönelik Kurumsal Sürdürülebilirlik başlıklı bir sertifika programı da düzenliyor. İki yıl içinde, özel sektör başta olmak üzere, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarından 30'a yakın katılımcının yer aldığı program, kapsadığı konular, ağırladığı konuşmacı ve uzmanlar ile iş dünyasından büyük ilgi görüyor. Teknik kapasitenin geliştirilmesinin yanı sıra, katılımcılar arasında bilgi paylaşımı ve iletişim ağı kurulmasını amaçlayan sertifika programı, her yıl gelişen içeriği ile devam ediyor.
Bilgi paylaşmada öncülük
REC en güçlü olduğu yanlardan biri olan bilginin üretilmesi, sentezlenmesi ve paylaşımı ile ilgili tecrübesini, kurulduğu ilk yıldan itibaren Türkiye'de de gösteriyor. Projeler kapsamında hazırlanan 30'dan fazla çeviri, uyarlama ve özgün yayın bu alanda önemli bir ihtiyacı karşılıyor. Hem kurumsal hem de teknik kapasitenin geliştirilmesine yönelik yayınlar, tüm çevre paydaşları için yararlı kaynaklar niteliğinde. Yayınlar arasında ise en dikkat çekeni, şu anda okumakta olduğunuz Yeşil Ufuklar dergisi. Türkiye'ye özgü haber ve makalelere ağırlık vermenin yanı sıra AB'deki çevre süreçlerini de Türkiye'ye yansıtan Yeşil Ufuklar; REC tarafından üç ayda bir yayımlanan Green Horizon dergisi ile uyumlu olarak 2005'ten bu yana yayımlanıyor ve çoğunluğu üst düzey ve karar mercilerinden oluşan 1,000'den fazla ilgili kişi ve kuruluşa ulaştırılıyor. Yeşil Ufuklar'ın, ilk sayısından itibaren, her sayıda Türkiye'den haber, görüş ve makalelere daha fazla yer veren yapısı, titizlikle hazırlanan yazılı ve görsel içeriği, ve tarafsız bakış açısı ile beş yıldır önemli bir kaynak ve çevre paydaşları için keyifle okunacak bir dergi olduğunu düşünüyoruz.
Beş yılın sonrası
İlk beş yılımızdaki bütün bu projeler ve oluşturlan sağlam altyapının üstüne, REC Türkiye, Mart 2009'da, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın ana yararlanıcısı olduğu ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen üç yıllık yeni bir projeye başladı. 2012 yılına kadar devam edecek olan, ‘Çevre Alanında Kapasite Geliştirilmesi' başlıklı proje çerçevesinde, AB uyum sürecinde, başta ilgili kamu kurumları olmak üzere, özel sektör, medya ve STK'lara yönelik 100'den fazla eğitim ve etkinlik; 20'den fazla yayın, 2 bilgi bankası; sektörel ve düzenleyici etki analizi çalışmaları; yerel çevre eylem planlamaları yapılacak.
Genel anlamda AB çevre mevzuatının yanı sıra, REACH Direktifi, Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol (IPPC) Direktifi, Atık Çerçeve Direktifi, Habitat Direktifi gibi konularda verilecek teknik eğitimlerin yanında; özellikle Sektörel Etki Analizi (SIA) ve Düzenleyici Etki Analizi (RIA) konularında seminerler düzenlenecek. Böylece hem paydaşların ayrı ayrı teknik bilgileri artırılacak, hem de ortak toplantılarla paydaşlar arasındaki iletişim ve işbirliği geliştirilecek. Ayrıca proje bünyesinde verilecek eğitimlere paralel olarak, pratik ve kullanışlı yayın ve bilgi bankaları hazırlanacak.
Beş yıl, temel hedeflere ulaşmak ve yeni hedefler koymak için yeterli bir zaman. Biz de REC Türkiye olarak, Ankara ve İstanbul'daki ofislerimizdeki 20 kişilik özverili, dinamik ve alanında uzman çekirdek ekibimizle ve proje bazında işbirliği yaptığımız çok sayıda uzmanımızla, önümüzdeki beş yıllar için yeni hedefler oluşturmak ve Türkiye'de AB ve sürdürülebilir kalkınma alanında çalışmalarıyla öne çıkan bir kurum olmaya devam edeceğiz. Güvenilir ve tarafsız yapımızı koruyarak hayal denebilecek hedeflere tüm çevre paydaşlarıyla birlikte ulaşacak ve başarının keyfini birlikte süreceğiz. Beş yıl boyunca bizlere destek olan, çalışmalarımıza katılan herkesi önümüzdeki yıllarda da yanımızda görmek en büyük dileğimiz.
Ocak- Temmuz 2009
YEŞİL BAKIŞ
- Antroposen’e Hoşgeldiniz
- Dünya Caddesi İşgali
- Yaşam Dönüşümdür
- Doğal Tarımın Yolu – Felsefesi ve Uygulaması
- Küresel İklim Değişimi, Biyoenerji ve Enerji Ormancılığı
- Yeşil bilişim ile 7.8 gigaton sera gazı azaltımı mümkün
- Dünya Dün ve Bugün
- Klimatoloji ve Meteoroloji
REC Avrupa Haberleri
- Prof. Hasan Sarıkaya REC Yönetim Kurulu’nda
- REC 20 yaşında
- Romanya’daki yeni hükümet altın madeni planlarını destekliyor
- Art arda dördüncü çeyrekte iklim yükselişte
- Bakanlar Tuna Nehri’nin çevre korumasına yönelik kapsamlı eylemler üzerinde anlaştı.





