Bilgiye çevresel boyut
Çevre paydaşlarına doğru, hızlı ve güncel bilgi vermeyi hedefleyen REC Türkiye Bilgi Programı’nın yöneticisi Yeşim Çağlayan, programın kapsamını Yeşil Ufuklar'a anlattı
Türkiye’de çevre konusundaki bilgi bankalarının durumu nedir? Sizce çevresel bilgi ne kadar sağlıklı toplanıyor, derleniyor ve kullanılıyor?
Türkiye bilgi bankalarının eksikliğini sadece çevre alanında duymuyor, genel anlamda online olarak hizmet veren bilgi merkezlerinin yetersizliği söz konusu. Türkiye’de ne yazık ki sözlü kültür daha ağır basıyor. Belgeleme ve arşivleme alanında yeterli olduğumuz söylenemez. Bu konuda pek çok çalışma yapılıyor fakat şu an için bu çalışmalar kısıtlı. Yine de son dönemde bilgisayar ve İnternet olanaklarının daha yaygın ve hızlı olması sayesinde bu tür girişimlerin sayısı giderek artıyor. Çevre alanında gerek Çevre ve Orman Bakanlığı gerek diğer resmi kurumların girişimleri ve sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla farklı alanlarda bilgi bankalarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar başlatıldı.
Bence bilginin toplanmasından kullanılmasına kadar her aşamada değişik faktörlerin kontrol edilmesi ve dikkate alınması gerekiyor. Bilgi toplanırken mutlaka uzmanlar tarafında toplanmalı. Bu aşamada toplanılan bilgi 'veri' olarak adlandırılabilir. Daha sonra bu veri doğru ellerde derlenerek değerlendirilmeli ve anlaşılabilir ve kullanılabilir bilgiye dönüştürülmelidir. Sanıyorum Türkiye’de tıkanma noktası burası. Bu nedenle de kullanma aşamasına da gelinemiyor ya da çok kısıtlı kalınıyor. Yani ancak uzmanlar eldeki veriyi kullanabiliyor. Bu yüzden bence Türkiye’de daha çok eldeki verileri yorumlayacak uzman eksikliği var.
Bilgi Programı REC Türkiye’nin dört ana programından biri. Bu programın kurgulanmasında Türkiye’deki çevresel bilgi kapitalinin ve çevresel bilgiye erişimin yetersizliği nasıl bir rol oynadı?
Bu durum sadece Türkiye’de böyle değil. Avrupa Birliği’ne giriş sürecindeki ülkeler, mevcut yapılarını ve ellerindeki kaynakları tekrar gözden geçirmek zorunda. Bu yüzden REC bünyesinde bilgi programının önemi büyük. Özellikle Demir Perde ülkelerinin demokrasiye geçiş sürecinde, bilgiye erişim, bilginin serbest paylaşımı, halkın karar mekanizmalarına katılımı çok önemli konular olarak görülmekteydi. REC, çalışmalarını ve programlarını bütünüyle bu doğrultuda şekillendirmese de bu konuların göz önünde bulundurulması kaçınılmazdı. Bu nedenle REC’in temel programlarından biri olan bilgi programı, REC Türkiye yapılandırılırken de önceliklerden biri olarak alındı. Bunların yanı sıra elbette REC Türkiye’nin kurulmasından önce gerçekleştirilen ihtiyaç analizi çalışmaları ve görüşmeler de bu planlamalarda önemli bir rol oynadı.
Diğer REC ülkelerinde bilgi programının durumu ve ağırlığı nedir?
Diğer REC ülke ofislerinde bizdeki gibi bir yapı yok. REC Türkiye, Avrupa Birliği kapsamında doğrudan bir hibe desteği ile çalışmalarına başladığı için ve REC’in de tecrübelerinin getirdiği avantaj sayesinde farklı program alanları altında çalışma şansına sahip olduk. Bildiğiniz gibi Bilgi Programı’ nın yanı sıra Kapasite Geliştirme Programı, Hibe Programı ve Özel Programlarımız da mevcut. Diğer ülke ofisleri daha çok proje bazlı çalışıyor ve ülkenin önceliklerine göre yatay konular belirliyor. REC çalışma alanlarını yatay ve dikey alanlar olmak üzere ikiye ayırmıştır. Yatay konular daha çok tematik, konu bazlı alanlardır. Örneğin biyolojik çeşitlilik, çevre mevzuatı, atık yönetimi vb. Dikey konular ise bu yatay konuları n nasıl çalışılması gerektiğini ortaya koyar. Örneğin kapasite geliştirme, hibe dağıtımı vb. Dikey alanlar tüm yatay alanlarda araç ve yöntem olarak kullanılabilir. İşte, REC Türkiye olarak biz de bu yatay konulara çalışmakta olduğumuz dikey alanlar aracı lığı ile cevap vermeyi hedefliyoruz. Bu şu demek; REC Türkiye Bilgi Programı öncelikli yatay konuların hepsinde ya da bir çoğunda online ve basılı materyellerle Türkiye’nin çevre paydaşlarına en doğru, en güncel ve kapsamlı bilgiyi vermek üzere çalışıyor. Aynı durum diğer alanlarda da geçerli.
REC’in diğer ülke ofisleri de neticede benzer şekilde çalışıyor. Onlar da REC yayınlarını kendi dillerine çeviriyor, ayrıca ülkelerinin çevre paydaşlarının ihtiyaçları doğrultusunda orjinal yayınlar hazırlıyor. Fakat onların çoğunlukla farklı program alanları yok.
REC Türkiye’de bilgi programına gelen ilgi ve talep diğer program alanlarımızla kıyaslandığında daha düşük. Paydaşlarımız doğal olarak eğitimlerimize ve hibe programlarımıza daha fazla ilgi gösteriyor. Paydaşların ihtiyaçlarını belirlerken gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda malî destek ve kapasite geliştirme ihtiyacından da yoğun olarak bahsediliyordu. Ama süreç içerisinde bilgi programının da hak ettiği ilgiyi almaya başladığını gözlemledik.
Her ne kadar REC Türkiye programları ayrı ayrı şekillendirilmiş olsa da kanımca verdiğimiz hizmetleri birbirinden keskin çizgilerle ayırmak çok da kolay değil, doğru da değil. Bilgi programı hem diğer programları besleyen hem de onlardan beslenen bir program. Her programın katkısı çok önemli ve gerekli. Aslına bakarsanız REC Türkiye çalışanlarının hepsi, Bilgi Programı’nın bir elemanı denebilir. Herkes bu konuda elinden geleni yapıyor. Diğer REC ülke ofislerinde ayrı bilgi programlarının olmayışını da bu yapı ve işleyişe bağlayabiliriz.
Bilgi kaynaklarınız neler? Topladığınız bilgileri nasıl işliyorsunuz ve kullanıma sunuyorsunuz?
Bilginin kaynağı ve işleniş şekli ne çeşit bir bilgilendirme aracı hazırlanacağı ile doğrudan ilgili. REC ve REC Türkiye olarak yayınlarımızın hemen hemen hepsinin kendi çalışma ve araştırmalarımızın çıktılarından yararlanarak hazırlıyoruz . Eğitimler, toplantılar, REC Türkiye’nin desteklediği ve yürüttüğü projelerin sonunda elde edilen bilgi ve veriler derlenerek yayın haline getiriliyor. Bunun yanında çevre sektörü ve paydaşları ile ilgili yaptığımız incelemelerin sonuçları da yol gösterici oluyor. Bu sonuçlar bizim çalışmalarımıza olduğu kadar, diğer çevre paydaşlarının uzun dönemli planlarına da yön veriyor. REC Türkiye olarak bu sonuçları basılı ve/veya online olarak paydaşlara ulaşması sağlanıyor.
Kendi çalışmalarımız dışında ulusal ve ululararası çevre kuruluşlarının kaynak ve yayınlarında da yararlanıyoruz. Bu bilgiyi özelikle bin kişinin üzerinde bir abone kitlesine ulaştırdığımız e-haber bültenimizde kullanıyoruz. e-haber bültenimizin içeriği çok kapsamlı olduğu için mümkün olduğunca çok kaynaktan faydalanıyoruz.
Ayrıca çevre paydaşları özellikle de STK’lar bizim için önemli bir bilgi kaynağı oluşturuyor. Web sitemizdeki ’haber öner’ seçeneği ile hemen hemen her hafta en az 2 ya da 3 haber/ bilgi önerisi alıyoruz. Bu bilgiler sadece yayınlarımızda kullanılmakla kalmıyor, gerekirse yetkililere iletilerek gerekli önlemlerin alınması ve çalışmaların yapılması için çaba gösteriliyor.
Merkezî ve yerel kamu kuruluşlarından da yararlanıyoruz elbette. Resmi kaynaklardan edindiğimiz bilgi bizim için çok değerli. Resmi bilginin halka ulaştırılmasını sağlayarak bu alanda bir boşluğu doldurmaya çalışıyoruz. Bunun için de yine bu kurumların yayın ve kaynaklarından faydalanıyoruz.
Derlediğimiz bilgilerin doğruluğunu farklı kaynakları araştırarak kontrol ediyoruz. Gerekirse haber ya da veriye konu olan, bilgiyi üreten asıl kurum ve/ veya kişilerle temasa geçerek konuyu birinci elden öğreniyoruz. Ancak ondan sonra yayına hazırlamaya başlıyoruz.
Mümkün olduğunca bilimsel, belli müsbet bir dayanağı olan verileri kullanmaya gayet ediyoruz. Ama anlatım biçimini kolay ve rahat anlaşılır bir biçime getiriyoruz. İçeriğini değiştirmeden sade ve öz bir dil kazandırıyoruz.
Yayınlarımızı imkanlar dahilinde hem basılı hem de elektronik olarak hazırlıyor ve kullanıcılarımıza sunuyoruz. Böylece ulaşabildiğimiz kişi sayısı da artıyor. Kaynakları mızı daha efektif kullanabilmek açısından online bilgiye daha fazla ağırlık veriyoruz. Çünkü online yöntemler hem daha hızlı hem de maliyetleri daha düşük. Bir yayının elektronik formatını basılı formattan çok daha ucuza ve daha hızlı olarak üretebiliyor ve çok daha fazla paydaşa ulaştırabiliyoruz. Ama elbette basılı yayınların değeri de çok büyük. Daha kalıcı ve uzun ömürlü olması dolayısıyla basılı yayınların üretimine de bir o kadar önem veriyoruz.
Bir kişi ya da kuruluş REC Türkiye Bilgi Programı’ndan nasıl yararlanabilir? Şu anda programdan en çok kimler yararlanıyor?
REC Türkiye Bilgi Programı herkese açıktır ve büyük bölümü ücretsizdir. Fakat doğaldır ki hizmetlerimizde önceliği hedef kitlemiz olan çevre paydaşlarına veriyoruz. Bu grup içinde de özellikle çevre STK’ları ve merkezî ve yerel resmi çevre kuruluşları geliyor. Yerel yönetimler ve çevre alanında çalışmalar yapan akademik kuruluşlar da bu listede yer alıyor. Özellikle basılı yayınları mızı öncelikli gruplarımızın hizmetine sunuyoruz. Online yayınlarımızdan ise bu grupların yanı sıra tüm medya kuruluşları, özel sektör ücretsiz olarak yararlanabiliyor.
Yayınlarımızdan ağırlıklı olarak STK’lar faydalanıyor. Yerel yönetimler de yayın ve servislerimizden yararlanan bir başka büyük grup.
Programın hedefine ulaştışını ölçmek icin ne tür kıstas ve gereçleriniz var? Programın hizmet potansiyelinin tümü kullanılıyor mu?
Bildiğiniz gibi eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin sonuçlarını sayısal olarak ölçmek ve değerlendirmek oldukça güç. Biz mümkün olduğu ölçüde tüm basılı ve online yayınlarımızla ilgili sözlü ve yazılı geri bildirim almaya gayret gösteriyoruz.
E-haber bültenimiz için bir değerlendirme anketimiz var. Benzer bir anket web sitemiz ve online hizmetlerimizin kalite ve içeriği ile ilgili olarak uygulanıyor. Bunlara ek olarak web sitemizin her sayfasında o sayfa ile igili görüş ve önerileri bizlere iletme imkânı var. Ayrıca tüm basılı kaynaklarımız ve Yeşil Ufuklar dergimizle ilgili çoğunluğu sözlü olmak üzere olumlu eleştiriler alıyoruz.
Bunlara ilâve olarak web sitemizin elektronik sayacı sayesinde sitemize giren ziyaretçi sayısının yanı sıra, sitede en çok hangi sayfanın ziyaret aldığı, hangi günlerde sitenin yoğun olarak ziyaret edildiği gibi bilgileri tespit edebiliyoruz. Sitemizin teknik ve içerik açısından iyileştirilmesini bu verilere dayanarak gerçekleştiriyoruz. Daha az ziyaret edilen sayfaları daha çekici hale getirmeye çalışıyoruz. Çok ziyaretçi alan sayfalarımız da bize yoğun olarak hangi alanda çalışmamız gerektiğini gösteriyor. Dolayısıyla bu veriler sadece rakam olmaktan çıkıp bizim çalışmalarımıza yön veren faktörler haline geliyor.
Geleceğe dönük tasarımlarınız nelerdir?
Mevcut hizmetlerimizin kullanıcılarımızın öneri ve değerlendirmeleri doğrultusunda sürekli ve periodik olarak değiştirilmesi ve iyileştirilmesi elbette en öncelikli hedefimiz. Bu yorum ve katkılarla en doğru, en faydalı sistem ve hizmetlere ulaşmayı amaçlıyoruz. Bilgi ihtiyaçları ve bilgilendirme araçları her geçen gün artıyor ve değişiyor. Bu gelişmeleri takip etmek REC Türkiye için çok önemli. Türkiye’deki çevre paydaşlarına en doğru, en hızlı ve güncel bilgiyi ulaştırabilmek için gerek kendi yayınlarımızı geliştirmek gerek paydaşların bilgiye erişme kapasitelerini artırmak öncelikli çalışmalarımız arasında. REC’in Türkiye’de Kurulması projesi kapsamında oluşturduğumuz altyapı sayesinde paydaşların kapasitelerini artırmak için adımların atılması artık daha da kolaylaşacak. REC Türkiye kütüphanesi, veri tabanları, yayınları, rehberleri ile bilgiye daha geniş daha çevresel bir boyut katmaya devam edecek.
Bu çabada REC Türkiye ekibinin olduğu kadar Türkiye’nin çevre paydaşlarının da payı var. Hepsine teşekkür ediyoruz.
REC TÜRKİYE BİLGİ PROGRAMI’NDA NELER VAR?
Web sitesi
- Mayıs 2004’te yayına başlayan web sitesi, Haziran 2005’te portal niteleğine kavuştu. Bu tarihten beri de toplam 23,683 kişi tarafından ziyaret edildi. Sitede, REC Türkiye ve çalışmaları ile ilgili bilgilerin yanı sıra, terimler sözlüğü, ilginç bilgiler, sıkça sorulan sorular, çevre ile ilgili sitelere bağlantılar bulunuyor.
Bilgi Merkezi
- Çalışmaya başladığı günden bu yana REC Türkiye Bilgi Programı telefon ve eposta aracılığıyla 100’ü aşkın bilgi talebi aldı. Programa gelen bütün talepler mutlaka cevaplandırılmakta, ya da ilgili kaynaklara yönlendirilmektedir.
- Bilgi Programı çerçevesinde Ekim 2004’ten bu yana hazırlanan e-haber bültenleri iki haftada bir 1,500’ün üzerinde aboneye ulaştırılıyor.
- Sürekli büyüyen REC Türkiye Kütüphanesi’nde Türkçe ve yabancı 434 kaynak kitap, 28 süreli yayın, 58 rapor, 108 makale ve bildiri ile 38 CD bulunuyor. Bu kayıtlar İnternet üzerinden de görüntülenebiliyor. Kullanıcılar REC Türkiye ofisi ile temasa geçerek ya da kütüphaneye gelerek kaynaklardan yararlanabiliyor.
Veri Tabanları
- REC Türkiye Kurumlar Veri Tabanı’nın temelleri, REC Türkiye İhtiyaç Analizi aşaması nda atıldı. Sivil Toplum Kuruluşları, belediyeler, merkezî ve yerel kamu kuruluşları ve akademik kuruluşlardan oluşan veri tabanında 1,060’tan fazla kayıt bulunuyor. Veri tabanı, kullanıcıların şifreleriyle girerek devamlı güncelleyebileceği bir yapıya sahip.
- 2006 içinde hizmete girecek olan Mevzuat Veri Tabanı sayesinde, çevre ile ilgili ulusal tüm yasa ve yönetmelikler başta olmak üzere tüm mevzuata kolayca ulaşılabilecek.
- Kurumsal Sosyal Sorumluluk Veri Tabanı sayesinde Sivil Toplum Kuruluşları ve özel sektör buluşabiliyor.
- Medya Veri Tabanı sayesinde ise çevre alanında çalışan basın mensuplarına ve yazılarına ulaşılabiliyor.
Yayınlar
- Sivil Toplum Kuruluşları için Kapasite Geliştirme Rehberleri başlığı altında İngilizce’den çevirilerek hazırlanan yedi kitaplık serinin ilk baskısı tükenmek üzere. Sadece STK’lardan değil kamu kurum ve kuruluşlarından, yerel yönetimlerden hatta özel sektörden bile büyük ilgi gören sette;
● Proje Önerisi Hazırlama
● Proje Yönetimi
● İzleme ve Değerlendirme
● Sunum ve İletişim
● Çevre Bilincinin Geliştirilmesi için Halkın Eğitimi
● Öğrenme Hakkı
● Yerel Çevre Eylem Programları olmak üzere 7 yayın yer alıyor.
- Yerel Çevre Eylem Programları Uygulama Rehberi de yine İngilizce’den Türkçe’ye uyarlandı ve Kapasite Geliştirme Programı tarafından gerçekleştirilen Yerel Çevre Eylem Planları eğitimleri kapsamında yerel yönetimlere dağıtıldı. - Yerel Çevre Eylem Planları – Türkiye Strateji Raporu, yukarıda bahsi geçen rehberi tamamlayıcı bir yayın olarak REC Türkiye tarafından hazırlandı ve yine yerel yönetimlere dağıtıldı.
- Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü – Metinler ve Temel Bilgiler kitabı gerek Sözleşme gerek Protokol sürecinde de ‘fikir sahibi olmak isteyenlerin, öncelikle bilgi sahibi olmaları’ yönündeki gereksinimleri karşılamak ve tüm paydaşların kolaylıkla erişimini sağlamak üzere kurgulandı.
- Üç ayda bir yayımlanan ve REC’in Green Horizon dergisinin Türkiye uyarlaması olan Yeşil Ufuklar dergisi bugüne kadar altı sayı basıldı. dergi, aboneler, ilgili kişi ve kurumlardan oluşan 1,000’in üzerinde kaydın bulunduğu bir dağıtım listesine gönderiliyor.
- Türkiye’nin ilk iklim değişikliği bülteni Cemre ise bugüne kadar iki sayı basıldı ve Yeşil Ufuklar ile birlikte dağıtıldı.
Nisan-Haziran 2006
YEŞİL BAKIŞ
- Antroposen’e Hoşgeldiniz
- Dünya Caddesi İşgali
- Yaşam Dönüşümdür
- Doğal Tarımın Yolu – Felsefesi ve Uygulaması
- Küresel İklim Değişimi, Biyoenerji ve Enerji Ormancılığı
- Yeşil bilişim ile 7.8 gigaton sera gazı azaltımı mümkün
- Dünya Dün ve Bugün
- Klimatoloji ve Meteoroloji
REC Avrupa Haberleri
- Prof. Hasan Sarıkaya REC Yönetim Kurulu’nda
- REC 20 yaşında
- Romanya’daki yeni hükümet altın madeni planlarını destekliyor
- Art arda dördüncü çeyrekte iklim yükselişte
- Bakanlar Tuna Nehri’nin çevre korumasına yönelik kapsamlı eylemler üzerinde anlaştı.





