Dünya ikliminin geleceği
Doç. Dr. Murat TürkeşFosil yakıtlar, değişen arazi kullanımı, ormansızlaşma, sanayi gibi insan etkileri, atmosferdeki sera gazlarını hızla artırmakta, bu da, yerkürenin ışınım dengesini artı yönde değiştirip atmosferin yere yakın kısmını ısıtmaktadır. Sera gazlarının artışı ve şehirleşmenin körüklediği doğal sera etkisinin güçlenmesi sonunda yeryüzünde ve atmosferin alt bölümünde sıcaklık artışına ‘küresel ısınma’ diyoruz.
İklimdeki değişim ve eğilimler
İklimde, bir bölümü insan kökenli kabul edilen ciddi küresel ve bölgesel değişimler gözleniyor. Küresel ortalama yüzey sıcaklığı 20. yy’ın başından beri yaklaşık 0.8 °C arttı. Küresel ölçekte, 1860’dan sonra aletli gözlem kayıtlarındaki en sıcak 10 yıl 1990’lardı; en sıcak yıl ise +0.58 °C’lik anomali ile 1998, ardından +0.47 °C ile 2002- 2003 yılları oldu. 20. yy’daki artış, son bin yılın herhangi bir dönemindeki artıştan daha fazladır. 20. yy’da kar örtüsü, kutupsal kara ve deniz buzları ile orta enlemlerin dağ buzulları azalırken, küresel ortalama deniz seviyesi, 0.1-0.2 m kadar yükseldi, okyanuslar ısındı. Yağışlar, kuzey yarıkürenin orta ve yüksek enlemlerinde her 10 yılda %0.5 ile %1 arttı, Akdeniz Havzası’nı da içeren subtropikal karaların büyük kısmında ise her 10 yılda yaklaşık %3 azaldı.
Yarın ne olacak?
İklim modelleri, küresel yüzey sıcaklıkları ortalamasında 1990-2100 döneminde 1.4 ilâ 5.8 °C artış öngörüyor. Son on bin yılda görülenlerden çok daha yüksek olan bu artış nedeniyle, hidrolojik döngü ve toprak neminde değişim, buz ve buzulların erimesi, küresel ortalama deniz seviyesinin yükselmesi, iklim kuşaklarının kayması, yüksek sıcaklık aşırılıklarının şiddetlenmesi, taşkınlar ve bölgesel kuraklıklar, salgın hastalık ve zararlıların artması gibi dünya ölçeğinde sosyo-ekonomik süreçleri, ekosistemleri ve insan sağlığını doğrudan etkileyecek değişiklikler bekleniyor.
Ekosistemler, su kaynakları ve tarım
Bu değişimin olası sonuç ve etkileri, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli 3. Değerlendirme Raporu’nda, farklı bölgelerdeki sosyo-ekonomik sektörler, ekosistemler ve insan sağlığı açısından ele alınıyor. Tarım, ormancılık, balıkçılık, su kaynakları, insan yerleşmeleri gibi sosyo-ekonomik sektörler, karasal ve sucul ekosistemler, insan sağlığı, aşırı iklimsel olaylar ve sapmalardaki değişimler kadar, iklim değişikliğinin büyüklük ve oranına da çok duyarlı.
Sıcaklıkta küçük artışların, orta ve yüksek enlemlerde tarımsal üretim artışı ve kış ölümlerinin azalması gibi olumlu yönlerine karşın, çoğu doğal sistem ve insan aşırı hava olaylarının sıklaşmasından olumsuz etkilenir.
Projeksiyonlara göre iklim değişikliği aşağıdaki sonuçları doğurabilir:
• Su sıkıntısı olan, Akdeniz Havzası ve Türkiye’yi de içeren tropikal ve subtropikal bölgelerde su kıtlığı;
• Sıcaklık artışıyla, çoğu tropikal ve subtropikal bölgede tarımsal üretkenliğin düşmesi;
• Yüksek sıcaklıklardan ölüm ve sıtma, kolera gibi salgın hastalıklarda artış;
• Şiddetli yağışların artması ve deniz seviyesi yükselmesi sonucu, taşkın riskinin on milyonlarca insanı etkileyecek düzeyde artması;
• Buzullar, deltalar, mercan resifleri ve atoller, mangrovlar, polar, alpin vb. ekosistemlerde, çoğu kez geriye dönüşü olmayan hasarlar;
• Bazı hassas türlerin yok olması ve biyoçeşitliliğin azalması.
Türkiye’yi neler bekliyor?
Çoğu iklim modelinde, Akdeniz Havzası ve Türkiye geneline ilişkin sıcaklık öngörüleri kuzey yarımkürenin orta ve yüksek enlemlerine göre azdır. Çeşitli modellere göre Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklıklarında 2050 yılına kadar, sera gazlarındaki artış ele alınırsa 1-3 °C; sera gazları ve sülfat parçacıklarındaki değişimler birlikte ele alındığında 1-2 °C artış öngörülmektedir.
İnsan kökenli iklim değişikliğinin Türkiye’deki etkileri başka modellerle de değerlendirilebilir. Atmosferdeki CO2 birikimini 750 ppmv ve 550 ppmv düzeylerinde durduran CO2 salım senaryolarını temel alan Hadley Centre modeli bunlardan biri. İklim değişikliğinin 2080’lere kadar Türkiye’deki etkileri, bu modelin sonuçlarına göre değerlendirildiğinde, (i) CO2 birikiminin 750 ppmv’de durdurulduğu senaryoya göre, 1961-1990 normali ile karşılaştırıldığında yıllık ortalama sıcaklıkta 2-3 °C artış; 550 ppmv’de durduğu senaryoya göre ise 1-2 °C artış olacaktır. (ii) Her iki senaryoda, 2080’li yıllara kadar yıllık ortalama yağışlarda 0–0.5 mm/gün dolayında bir azalma; CO2 birikiminin 750 ppmv’de durdurulduğu senaryoya göre, önemli akarsuların akımlarında yıllık %5-25 azalma; 550 ppmv’de durdurulduğu senaryoya göre, yıllık %0-15 azalma olacaktır. (iii) Her iki senaryoda, Türkiye ve Orta Doğu bölgesi, su sıkıntısı çeken ve su çekişmelerinin arttığı bir bölge olacak; ancak Türkiye’nin vejetasyon biyokütlesinde (kgC/m2) iklim değişikliği nedeniyle önemli bir değişiklik olmayacaktır.
Görüleceği gibi, yerküre iklimi ısınmaktadır ve iklim modelleri gelecek yüzyıl için önemli iklim değişikliklerinin olacağını göstermektedir. Bu da olumsuz sonuçlar yaratarak kalkınmanın önünde büyük bir engel oluşturacaktır. Öngörülen iklim değişikliklerini ve bu değişikliklerin sosyo-ekonomik sektörler, doğal ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmenin birinci yolu, insan kaynaklı sera gazı salımlarını azaltmak ve karbon yutucu ortamları (ormanları, çayırları ve meraları) çoğaltmaktır.
Doç. Dr. Murat Türkeş, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü
Nisan-Haziran 2005
YEŞİL BAKIŞ
- Antroposen’e Hoşgeldiniz
- Dünya Caddesi İşgali
- Yaşam Dönüşümdür
- Doğal Tarımın Yolu – Felsefesi ve Uygulaması
- Küresel İklim Değişimi, Biyoenerji ve Enerji Ormancılığı
- Yeşil bilişim ile 7.8 gigaton sera gazı azaltımı mümkün
- Dünya Dün ve Bugün
- Klimatoloji ve Meteoroloji
MERCEK
- Belediyeler için adım adım sera gazı salım envanterleri
- İklim Değişikliğinin Farkında Ol!
- Çevre Adalet(sizliğ)i
- Yeni kurallar: yeni oyun
- Gelecek için Hareket Etmeli
- İklim Müzakereleri Rayına Oturdu Mu?
- Cancun'da ilk hafta müzakerelerinin sonuna gelirken...
- Aralık İklimi
KAPAK KONUSU
- Dünyadan iklim dostu yerel yönetim uygulamaları
- Türkiye'den iklim dostu yerel yönetim uygulamaları
- İklimler değişiyor, kentler değişiyor mu?
- Türk özel sektöründe karbon salım yönetimi
- Yeni Ev Ödevi: Karbon Yönetimi
- İklim değişikliğinde son düzlüğe girmeden Dünya ve Türkiye
- Hidroelektrik santrallerinin olası etkileri
- HES’lere karşı hukukun gücü





