Salı, Mayıs 22, 2012
SÖYLEŞİ | Türkiye'den iklim dostu yerel yönetim uygulamaları
Share to Facebook Share to Linkedin 

Türkiye'den iklim dostu yerel yönetim uygulamaları

Gülçin Özsoy

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

2010 yılında yayımlanan Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı’nın ardından sanayi kentlerinden Gazintep, Türkiye’nin sera gazı salım azaltım çabalarına planlı bir yaklaşımla katkı koydu. Kent ölçeğinde İklim Değişikliği Eylem Planı’nı hazırlayan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılına ait bir sera gazı salım azaltım hedefi koyarak bir ilke imza attı.

gaziantep

Yerel İklim Eylem Planı ile daha iyi bir geleceğe

Yerel iklim değişikliği eylem planı’nın hazırlanması aşamasında bölgedeki paydaşları, üniversiteyi sürece dahil eden Belediye ilk adım olarak kent ölçeğinde sera gazı salım envanterini hazırlayarak iklim değişikliğine neden olan hizmetleri saptandı. Enerji tüketiminin sektörlere göre dağılımına bakıldığında ilginç bir sahne ortaya çıkıyor. Sanayi ve konut sektörleri sırasıyla %34ve %33’lük pay ile tüketimde ön sıralarda yer alıyor. Ardından %20’lik bir pay ile ulaşım sektörü bulunuyor. Sera gazı salımında en büyük paya sahip olan sektörler sırasıyla sanayi %37, konutlar %30, ulaşım %15 ve atık %7’lik bir paya sahip.  Bir sanayi kentinde binaların enerji tüketiminin ve binalardan kaynaklanan salımların bu kadar büyük bir paya sahip olması ayrıca dikkat çekici bir durum. Mevcut durumun saptanmasının ardından kent ölçeğinde etkinin azaltılması amacıyla tüm paydaşların katılımıyla adımlar belirlenmiş. Öne çıkan faaliyetler arasında ekolojik kent projesi, çöpten enerji eldesi, elektrikli araçların alımı için teşvik, tramvay, doğal gazlı araçların kullanımı, bisiklet güzergahının saptanması gibi adımlar yer alıyor. Gaziantep kentine ait bir sera gazı salım azaltım hedefi de kamuoyu ile paylaşıldı. Gaziantep, 2023 yılı itibariyle 2007 yılına göre kişi başına karbon ayakizini %15 ve kişi başına enerji tüketimini de %15 azaltmayı hedefliyor.

 

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Istanbul, 32 ilçesi, 10 milyondan fazla nüfusu ile dünya kentleri arasında yer alıyor. OECD’nin 2009 yılı raporuna göre, 1995-2005 yılları arasında yaşanan nüfus artışı ile İstanbul, bu artışta, 79 dünya kenti arasında 3. sıra yer aldı. Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasının yaklaşık olarak %23’ünden sorumlu. İstanbul önemli bir ekonomi ve cazibe merkezi. Nüfusun, araç, konut sayısındaki artış da çevre sorunlarına neden oluyor. İstanbul’da atık yönetimi ve ulaşım alanlarında yapılan çalışmalar öne çıkıyor.

 

Katı Atık Depolama Sahasında Metan’dan Elektrik Üretimi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasdal düzensiz depolama sahasında çıkan depo gazları 2001 yılında devreye alınan enerji santrali ile elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Tesis 4 MW Kurulu güce sahip. İstanbul’un Avrupa yakasındaki (Odayeri – EYÜP) ve Asya yakasındaki (Kömürcüoda – ŞİLE) düzenli depolama sahalarında da ‘Depo Gazından Enerji’ projeleri devam ediyor. Odayeri 28 MW kurulu kapasitesi bulunan düzenli depolama sahasında yaklaşık 32 milyon ton katı atık depolanmıştır. 7 MW kurulu kapasiteye sahip Kömürcüoda düzenli depolama sahasında yaklaşık 15 milyon ton katı atık bertaraf edilmiştir. Üretilen enerji, ulusal elektrik şebekesine 34,5 kW enerji nakil hatları ile iletiliyor. Bu projeler ile elektrik satışlarına ek olarak karbon salım azaltım kredileri ile gelir de sağlanıyor. Odayeri ve Kömürcüoda düzenli depolama sahası gaz toplama ve enerji üretim projesi ile 2030 yılına kadar 3.400 GWh elektrik üretilmesi planlanıyor. Ayrıca yıllık 1 milyon ton eş-CO2 salım azaltımı sağlanıyor.

 

Ulaşım için Seçeneklerden biri; Metrobüs

Belediye’nin trafik yoğunluğunun azaltılması, en hızlı ulaşım araçlarının saptanması konusunda çalışmalar yürüten birimleri arasında IETT Genel Müdürlüğü, IDO A.Ş ve ULAŞIM A.Ş yer alıyor. Bu birimler, otobüs, tramvay, vapur ve finiküler gibi ulaşım araçlarının planlama ve yönetiminden sorumlu. İstanbul’da ulaşımda karayoluna düşen pay %88,31. 2007 yılında ilk  Hızlı Otobüs Taşımacılığı (BRT) uygulaması İstanbul’da başlatıldı. Yolcuların seyahat sürelerini kısaltan ve ana yollarda trafik yükünü azaltan bu system, 2011 yılı itibariyle 43 km’ye ulaştı ve günlük 700,000 yolcuya hizmet veriyor (SUM-Türkiye, 2011). Belediyenin kaynaklarında belirtildiği üzere, raylı sistemlere gore bu system daha hızlı bir şekilde kuruluyor. Yatırım ve işletim masrafları raylı sistemlere gore daha düşük. Bu sistemler, yakıtta %25 oranında bir tasarruf sağlıyor. Bu da belediyenin hem iklim değişikliği ile mücadelesine önemli bir katkı sağlıyor hem de beleediyenin masraflarını düşürüyor.

 

KAYSERİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

kayseri

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden alınan bilgiye göre büyük şehirlerin dışında Türk şehirleri hala yürünebilir ölçekte bir büyüklüğe sahip. Bundan dolayı kentlerin birçoğunda yaya oranı hala yüksek. Bunun da en büyük nedeni de aslında gelirin düşüklüğü, ulaşım planlamalarının etkisi bu konuda çok az. Kentlerdeki gelir dengesi de düşünülürse yürüyüş ve bisiklet yolları iklim dostu ve sürdürülebilir bir ulaşım aracı olacaktır. Alanya, Antalya, Çanakkale, İzmir, İstanbul, Yalova, Adana, Aydın, Adapazarı, Bursa, Bolu, Mersin, Nevşehir, Kayseri, Ordu ve Samsun’da bisiklet yollarının olması ne yazık ki bunların kentteki ulaşım sistemine entegre olduğu anlamına gelmiyor.

 

Bisiklet İstasyonları için Yenilikçi Finansman Çözümü

Kayseri’deki hafif raylı system 28 istasyona sahip ve 17,4 km uzunluğa erişti. İkinci ve üçüncü fazing da tamamlanmasıyla beraber 50 istasyonluk ve 35 km’lik iki hatta sahip olacak. Bu yatırımın ilk fazının %15’lik kısmı belediyenin kendi kaynaklarıyla karşılandı. Geri kalan %85 ‘lik kısım ise Servizi Assicurativi del Commercio Estero (SACE), Eksport Kredit Fonden (EKF) ve Nordic Investement Bank (NIB) kredileriyle finance edildi. Tren istasyonlarına entegre olarak bisiklet istasyonları da inşa edildi ve kullanıma açıldı. Kayseri’ye ait ulaşım master planında bisiklet yolları da bu planın bir parçası olarak ele alınıyor. Kaybis-Bisiklet Sistemi’nin üyelik sistemi bulunuyor. Kullanıcılar sisteme kayıt olarak bisiklet kiralamak için akıllı kartları edinebiliyor. Bu karta sahip olanlar bisikletleri, 30 dakikalık süreçte sınırsız olarak kullanabiliyor. Kart sahibi olmayanlar için de her dakika başına belirli bir miktar karttan çekiliyor. KAybis sistemini günlük olarak 120-150 kişi kullanıyor. Sistemin kayıtlı kullanıcı sayısı 2011 yılında 900’e ulaştı.

 

DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Türkiye’nin enerji yoğunluğu OECD ortalamasının yaklaşık olarak 2 katına yaklaşmış durumda. Türkiye’de kişi başına karbondioksit salımlarının da 2020 yılında yaklaşık olarak 8.2 ton’a ulaşması bekleniyor. 1990-2009 yılları arasında seragazı salımlarındaki artış yaklaşık %98’e ulaştı. 2009 yılında binalardan kaynaklanan sera gazı salımlarının payı yaklaşık %13. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’un 2011 yılında yaptığı çalışmada kentsel dönüşüm projeleri ve barınma ihtiyacının artışı nedeniyle 2009-2014 yılları arasında bina sektöründe yaklaşık %8,5’lik bir büyüme bekleniyor. Bir binanın yapılacağı bölgenin iklimi, bina tasarımı, inşa yöntemi ve kullanılan malzemeler, ısıtma ve soğutma sisteminin kalitesi, inşa sonrasında kullanılan ev araçlarının verimi gibi faktörler bir binadan kaynaklanan karbondioksit salımlarını etkiliyor. Bir binanın enerji ve karbon yoğunluğun azaltılmasında binanın enerji verimliliği önemli bir araç oluyor.

 

Güneş Evi’nde Verimilik Uygulamalarını Gözlerinizle Görün, Dokunarak Öğrenin

diyarbakrTürkiye’nin ilk Güneş Evi Diyarbakır’da, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Dicle Üniversitesi, Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği işbirliğinde ve birçok şirketin de sponsorluğunda 2008 yılında kuruldu. Bu çalışma bir Avrupa Birliği projesi olarak başladı ve önemli bir uygulama merkezi haline geldi. Güneş Evi’nde binaların ısınma, soğutma ihtiyacını kendi başına nasıl karşılayabileceğini ve elektrik üretimini nasıl yapabileceğini görüyorsunuz. PV paneller, aküler, Güneş kolektörleri, akıllı şömine, yer altı boruları, tromp duvarları ve sera, yağmur suyu toplama sistemleri gibi enerji mimarlığı uygulamalarını gözlerinizle görebiliyorsunuz. Bu binadaki enerji verimliliği uygulamalarının sonucunda 5-10 yıllık bir amortisman süreci belirtiliyor.

 

NİLÜFER BELEDİYESİ

Sanayi kenti Bursa’da yer alan Nilüfer Belediyesi, bölgenin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi amacıyla çok sayıda proje üretiyor ve uyguluyor. Nilüfer Belediyesi, Sağlıklı Kentler Birliği’nin bir üyesi ve Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından tüm dünya kentlerinde iklim dostu adımların desteklenmesi amacıyla yürütülen ve dünyada 10,000’e yakın katılımcı kentin yer aldığı, İklim Dostu Kentler Kampanya’sının da üye kentleri arasında yer alıyor.

 

Nilüfer’de İklim Dostu Uyum ve Azaltım Çalışmaları

Bu çalışmaları kapsamında, Nilüfer Belediyesi Belediye Meclisi tarafından 2009 ve 2010 yıllarında alınan kararlar ile ilçe ölçeğinde enerji ve su tasarrufu hedefleniyor. Yeni yerleşim birimlerinde 50’den fazla dairenin bulunması durumunda, bu binalarda sulama amaçlı olarak yağmur suyu depolama sistemlerinin yapılması zorunlu kılınıyor. Gene 20’nin üstünde dairesi olan yeni yerleşim birimlerinde elektrik üretimi amacıyla çatı tipi güneş enerji sistemlerinin yapılması zorunlu. Bu adımlar iklim değişikliğine uyum ve azaltım için önemli potansiyele sahip çalışmalar.

 

KADIKÖY BELEDİYESİ

2010 yılı itibariyle Türkiye’de 2 bin 949 belediye bulunuyor. 2008 yılından itibaren Türkiye’nin sera gazı salımlarının yaklaşık yüzde 8-10’u atık sektöründen kaynaklanıyor. Türkiye’nin toplam nüfusunun  yüzde 80’ine yakın bir kısmı kentlerde yaşıyor. 2008 yılı belediye envanterine göre belediyelerin yüzde 95’i atık hizmeti veriyor. Atık bertarafında en yaygın kullanılan yöntem şu anda düzenli depolama ve çöp sahaları. 2008 yılı içerisinde kent kaynaklı atık miktarı 1990 yılına göre 2,5 kata yakın artış gösterdi, sera gazı salımları da atık miktarına bağlı olarak arttı. Kent atıklarının yaklaşık yüzde 90'ı düzenli depolama ve çöp sahalarına gönderiliyor. Çöp alanlarında, atıkların bozulması sonucu çıkan sera gazının kontrol edilmediği durumlarda karbondioksit (CO2) gazından 21 kat daha fazla küresel ısınma potansiyeli olan metan (CH4) gazı atmosfere veriliyor. Atık azaltımı, metandan elektrik ve enerji eldesi gibi iyi uygulamaların entegre bir şekilde uygulanmasıyla karbon dostu kentler için önemli bir adım atılıyor.

 

Kadıköy Naylon Poşeti Yasakladı ve Karbondioksit Tasarrufu Yaptı

Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından tüm dünya kentlerinde iklim dostu adımların desteklenmesi amacıyla yürütülen ve dünyada 10,000’e yakın katılımcı kentin yer aldığı, İklim Dostu Kentler Kampanya’sının Türkiye’de üye kentleri arasında yer alıyor. Kadıköy ilçesi bir ilki gerçekleştirdi ve aldığı meclis kararıyla Türkiye’de ilk defa ilçe sınırında naylon poşet kullanımını yasakladı. Kadıköy Belediyesi öncülüğünü Marketlere biyo-çözünür veya file çanta kullanmaları yönünde  çağrıda bulundu. Kampanya kapsamında, karbon ve çevre dostu 14,000 bez çanta üretilerek halka ve marketlere dağıtıldı. Tüketici Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan hesaplama bu çalışmanın karbon tasarrufu ile ilgili bir hesaplama yaparak kamuoyuyla paylaştı. Hesap sonucunda, proje sonunda yaklaşık olarak 1.537 ton’luk bir naylon poşet tasarrufu yapıldı ve bu da 3.3 ton değerinde bir karbon tasarrufuna denk geliyor.

 Gülçin Özsoy, REC Türkiye Proje Uzmanı

Ocak-Mart 2012 

 

 

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       Web uygulama