e-Devlet ‘çevre’ye kapalı
Rabia Karakaya PolatTürkiye'nin elektronik kapısında çevrenin yokluğu hemen göze çarpıyor
Kamu hizmetlerinin elektronik ortamda sunulacağı e-Devlet Kapısı Projesi 19 Aralık 2008'de açıldı. Portal ilk etapta 22 kamu hizmetinin online sunulmasını sağlıyor. Bunun dışında bir çok alanda ise işlem yapma olanağı olmasa bile bilgiye ulaşmak mümkün. Örneğin doğum bildirimi ile ilgili olarak yapılması gerekenler burada detaylı olarak anlatılıyor. 19 milyon avroluk yatırım ile gerçekleştirilen proje, yasalarda kağıt ortamında işlem yapmayı gerekli kılan hükümlerin değişmesiyle birlikte daha da genişleyecek. Tüm kamu hizmetlerinin tek bir duraktan sağlanması yeni ve yaratıcı bir uygulama sayılmaz. Birçok ülkede bu tür portallar uzun zamandır hizmet sağlıyor. Ancak Türkiye'de İnternet kullanımının gelişmiş ülkelere göre daha yavaş ilerlediği düşünülürse bu portal için geç kalmış bir uygulama demek doğru olmayabilir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ancak 2008 yılı itibariyle her dört evden birinde İnternet erişimi mevcut hale geldi. İnternet'e iş yeri, okul gibi başka kanallardan erişenleri de dahil edince bu oran yüzde 35'i buluyor. Sayısal uçurum edevlet uygulamaları için hala bir engel olmakla birlikte alışverişini, banka işlemlerini ve iletişim ihtiyaçlarını İnternet üzerinden gerçekleştirmekte olan bireylerin kamu hizmetlerine de internet üzerinden ulaşabilme zamanı geldi.
E-devlet portalını, kullanım kolaylığı, ne tür bilgiler içerdiği, hangi hizmetlerin online sağlanabildiği gibi birçok açıdan incelemek mümkün. Ancak ben bu yazıda biraz tersten bakıp portalda nelerin olduğuna değil nelerin olmadığına bakmayı deneyeceğim. Bir şeyin yokluğu hemen göze çarpıyor: Çevre. Dünyada ve Türkiye'de çevre konularının son yıllarda gündemi ne kadar meşgul ettiği düşünüldüğünde bu portalda çevre ve ekoloji konularının bu kadar ihmal edilmiş olmasını anlamak zor. Daha geçen sene su sıkıntısı her günün akşam haberlerinin ayrılmaz bir parçası değil miydi?
Portal üç ana başlık altında yapılandırılmış: iş, vatandaş ve devlet. İş ve vatandaş başlıkları altında çevreyle ilgili en ufak bir referans yok. Ancak devlet başlığı altında ‘Enerji, Doğal Kaynaklar ve Çevre' konusunda devletten vatandaşa tek yönlü bir bilgi yüklemesinden söz edilebilir. 124 sayfadan oluşan ‘çölleşmeyle mücadele ulusal eylem planı' bu konuda çalışan akademisyen ve araştırmacılar için faydalı bir kaynak olabilir.Ama çölleşme konusunda bilinç yaratacak ve bireylerin ne yapabileceğini gösterecek daha kısa ve net bilgilerin olmaması dikkat çekici. Benzer şekilde ‘yenilenebilir enerji kaynakları' başlığı altında sadece rüzgar enerjisinden çok kısaca bahsediliyor. Nükleer enerji ile ilgili hükümetin bilinen bütün plan ve çabalarına rağmen bu konuda tek satır bilgiye ulaşmak mümkün değil. ‘Kömür ve Getirdiği Çözümler' başlığı ise kömürün gün geçtikçe daha temiz bir yakıt olmasından dem vuruyor. Bütün portalda bir kez bile ‘sürdürülebilir' kelimesi geçmiyor. Portalda olmayanlara biyo çeşitlilik, gıda güvenliği, organik tarım, geridönüşüm ve küresel ısınmayıeklediğinize e-devlet kapısı ‘çevre'ye kapalı demek abartı olmaz herhalde.
Sürdürülebilir bir çevre için uygun devlet politikaları geliştirilmesi kadar bireylerin bilinçli olması ve daha ‘yeşil yaşaması' da önemli. Başka bazı ülkelerdeki e-devlet portallarını incelediğimizde bu konuda neler yapılabileceğini daha iyi görmek mümkün. Örneğin Britanya'nın e-devlet portalı olan www.direct.gov.uk daha yeşil yaşam ipuçları, daha yeşil seyahat ve eğlence, atık ve yeniden dönüşüm, enerji ve su tasarrufu, yeşil alışveriş ve ürünler gibi başlıklar altında çevreyi koruma ve sürdürme için devlet ile birey arasında bir işbirliği başlatıyor. ‘ACT on CO2' kampanyasına doğrudan bir link vererek bireylerin kendi karbon salımlarını azaltmaları için neler yapabilecekleri anlatılıyor. Türkiye'nin e-devlet portalında da çevre ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerine linkler verilmesi bu portalın çevre ve ekoloji konusunda sinerji oluşmasına katkıda bulunmasını sağlayabilirdi.
Doğrudan çevreyle ilgili olmasa da, e-devlet portalında yerel yönetimlerle ilgili herhangi bir bilgi olmaması Türkiye'deki merkeziyetçi anlayışın bir yansıması olarak dikkat çekici. Çevre konuları da dahil olmak üzere hayatımız büyük ölçüde yerel seviyede şekilleniyor. Devletin sağladığı hizmetlerin bir çoğu bireylere yerel seviyede ulaşıyor. Yerel seviyede üretiyor, tüketiyor, kirletiyoruz. Yerel yönetimler devletin bireye ulaştığı ilk nokta olmasına rağmen ‘devletin kısayolu' olan portal yerel yönetimleri tamamen görmezden gelmiş.
Kısacası, e-devlet portalı devletten bireye tek yönlü bilgi yükleme ve bazı kamu hizmetlerini online olarak sağlamaya yönelik olarak tasarlanmış. Türkiye'de varolagelen devletmerkezli devlet-birey ilişkisini, bürokratik hantallığı ve merkeziyetçiliği dönüştürmek bir yana bunları aynen yansıtıyor.Önce devletin kapıları çevre ve ekolojiye aralanmadan e-devletin kapılarının açılması zor görünüyor.
Yrd. Doç. Dr. Rabia Karakaya Polat, Işık Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü
Ekim-Aralık 2008
YEŞİL BAKIŞ
- Doğal Tarımın Yolu – Felsefesi ve Uygulaması
- Küresel İklim Değişimi, Biyoenerji ve Enerji Ormancılığı
- Yeşil bilişim ile 7.8 gigaton sera gazı azaltımı mümkün
- Dünya Dün ve Bugün
- Klimatoloji ve Meteoroloji
- Artık kokuların da yönetmeliği olacak
- Enerji verimlilik kanununda soru işaretleri
- Yerel yönetimlerde AB çevreciliği




