Salı, Mayıs 22, 2012
YEŞİL BAKIŞ | Bilişim Teknolojileri | Açık kodlar kapıları açıyor
Share to Facebook Share to Linkedin 

Açık kodlar kapıları açıyor

Gabor Heves

Ücretsiz yazılımlar, kâr amacı gütmeyen küçük kuruluşlar için ideal bir BT çözümü sunuyor. 

Orta ve Doğu Avrupa’daki STK’ların kullandığı yazılımlara şöyle bir göz atalım. Telif hakkı yaptırımlarında sağlanan ilerlemelere karşın, çoğu bilgisayarda hâlâ yasadışı çoğaltılmış yazılımlar olduğuna eminim. Yüksek fiyatlar, sürekli geliştirilen sürümler ve dijital güvenlik nedeniyle bir çok küçük kullanıcı, teknolojinin gerisinde kalmaktansa yasaları çiğnemeyi tercih ediyor. Açık kodlu yazılım, işte buna çözüm getiriyor. 

Telif hakkı bulunan lisanslı yazılımın aksine, açık kodlu yazılım İnternet’ten ücretsiz indiriliyor. Ancak temel farkı felsefesi. Programların kaynak kodlarına, ‘kod yazabilen’ herkes ulaşabiliyor, böylece kodlar değiştirilip program geliştirilebiliyor. İnternet hiç uyumayan bir mecra olduğu için, bu tür küçük ölçekli programlamaların, büyük şirketlerin yazılımlarından çok daha hızlı geliştiğini söyleyebiliriz. 

528-yu-1-1-28aAçık kodlu ürünler, son on yıldaki niteliksel ve niceliksel evrimin ardından, bugün ticarî yazılımlara karşı ciddi ve gelişkin bir seçenek sunuyor. İşlevsellik, güvenilirlilik, kalite ve kullanıcı dostu olma gibi özellikleri sayesinde, hemen bütün bilgisayar işlemleri, yalnızca açık kodlu yazılımlarla yapılabiliyor. Üstelik açık kodlu programlar, ticarî eşdeğerleriyle oldukça uyumlu. 

Peki ama açık kodlu yazılım, ticarî yazılımlardan bu denli üstünse neden daha fazla kullanıcı açık koda geçmiyor? Yanıt basit: toplumun sorgulayan bir toplum olmaması. Açık kodlar teknik açıdan bakıldığında daha üstün olsa bile, herkesin Microsoft Word kullandığı bir ortamda sürünün peşinden gitmek çok daha kolay geliyor. 

Lisanslı yazılımlara karşı açık kodlu yazılımlar konusu özellikle Orta ve Doğu Avrupa’da daha sık gündeme geldikçe, bölgenin açık kodlu uygulamalara geçiş konusunda dünyaya örnek olabilecek bir konumda olduğu da ortaya çıkıyor. Eğer devlet kurumları ya da eğitim kuruluşları gibi büyük kullanıcılar açık kodlu sistemi benimserse, sürecin zincirleme olarak ilerleyeceğine kuşku yok. 

Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi'ndeki geniş toplumsal, kültürel ve ekonomik çeşitliliği göz önüne alırsak, bölgedeki hükümetlerin çok çeşitli yollardan bu ilerlemeye katkıda bulunacağını görebiliriz. Örneğin, Romanya, İrlanda ile birlikte, bütün Avrupa’da BT şirketlerine en yüksek vergi indirimi sağlayan ülkelerden biri. Bir dizi başka teşviği de düşünürsek, şu anda bile 2,000’in üzerinde olan BT şirketi sayısının daha da artmasına şaşmamak gerek. 

Doğu Avrupa bugün, küresel BT piyasasının yalnızca yüzde 8’ini oluşturduğu için büyük bir gelişme potansiyeline sahip. Bu iştah açıcı pazardan ticarî beklentilere ters olsa da, bölgedeki STK’lar bu pazar büyümesinin açık kodlu yazılımı da kapsamasını umuyor. Söz gelimi, Makedonya Ücretsiz Yazılım isimli grubun ‘Ücretsiz Yazılım Akımı’ başlıklı kampanyasında, “yazılımda değişiklik yapma özgürlüğü, yazılımı serbestçe dağıtma özgürlüğü, yazılımı her türlü amaçla kullanma özgürlüğü ve programları toplum yararına geliştirme özgürlüğü,” çağrısı yapılıyor. 

Açık kodların küresel ve bölgesel ölçekte yaygınlaşmasında, Orta ve Doğu Avrupa’daki çevre STK’larının da payı var. Bu konuda başı çekenler, Slovakya’daki ChangeNet ve Bosna-Hersek’teki EkoMrezaBiH gibi iletişim ağları oldu. Haber yazılımları, gönderi listeleri ve temalı web siteleri gibi on- line hizmetler veren bu ağlar, çoğunlukla açık kodlu uygulamalar kullanıyor ve kodları sürekli olarak kendileri geliştiriyor. Çevre dışındaki alanlarda çalışan STK’larla da güçbirliği yaparak, açık kodlu uygulamaları kullanıcılar arasında etkin olarak teşvik ediyorlar.

REC de, çevre koruma alanında açık kodlu yazılımı destekliyor. Örneğin REC, yürüttüğü ‘Ağları Birleştirme” projesinin bir parçası olarak, çevresel bilgi sistemleri yönetimi konusunda çalışan uzmanlar için bir paylaşım/açık kodlu yazılım envanteri hazırlığı içinde

Gabor Heves: REC Bilişim Programı'nda proje yöneticisi olarak görev yapıyor.

Ocak-Mart 2005

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       Web uygulama