Salı, Mayıs 22, 2012
YEŞİL BAKIŞ | Bilişim Teknolojileri | Daha yeşil bir randıman
Share to Facebook Share to Linkedin 

Daha yeşil bir randıman

Jerome Simpson

Sürdürülebilir kalkınmayı sağlayacak kaynaklar nasıl belirlenebilir? 

Uluslararası baskı grubu Greenpeace’in Yeşil Elektronik Ürünler Kılavuzu’na göre, en randımanlı elektronik şirketleri Lenovo, Nokia ve Sony Ericsson. Nisan’da çıkan kılavuz, zararlı kimyasalların bertarafı ve hurdaya çıkan ürünleri değerlendirmedeki politika ve uygulamalarına göre 14 şirkete puan veriyor. En düşük puanlı üreticiler ise Apple ve Panasonic.

Şirketler, bromik asitli tutuşma geciktiricilerin (BFR’ler) üretimden kaldırılmasının takvime bağlanması gibi çevreye zararlı uygulamalarla mücadeleye çift puan verildiği dokuz kıstasa göre değerlendirildi. Kılavuz, öncü mobil telefon ve bilgisayar üreticilerini; şeffaflıklarını; kurdukları iletişimi ve talepleri yanıtlamalarını esas alarak listeliyor.

Greenpeace’in web sitesine göre, dünyada bir saat içinde 4,000 ton kadar zehirli elektronik atık üretiliyor. Avrupa, Japonya ve ABD’nin büyük miktarlardaki atık, parçaları ve malzemeleri yeniden kullanılmak üzere, gayrisıhhî şartlarda çalışılan atölyelere düzenli ve çoğunlukla yasa dışı olarak gönderiliyor. Rehberin mantığı, zararlı kimyasallar, elektronik ürünlerden uzaklaştırıldıktan sonra ürünlerin güvenle geri kazanılabileceğini göstermek. Çin, daha yeşil uygulamalardan kazançlı çıkmayı hedefleyen ülkelerden biri.

Çinli üretici Lenovo (IBM bilgisayarın arkasındaki şirket), koruyuculuk ilkesi ve üretici sorumluluğu konusunda net bir pozisyon alarak zirvedeki Nokia’nın önüne geçti. Lenovo, ürünlerinin satıldığı her yerde toplama ve geri kazanma hizmeti veriyor. Öte yandan, yüksek miktarda elektronik atığı geri kazandığını beyan eden Apple ise tüm kıstaslardan düşük puan almış durumda.

Şirketler bu tür listeleri önemsiyor. Örneğin, Lenovo’nun web sayfasında şirketin ‘1 Numara’ya yerleştiği duyuruluyor. Apple da Mayıs başında, Greenpeace’in puanlamasının etkisiyle, -şirketi listenin dibinden kurtaracak bir hamle olarak–, BFR ve PVC kullanımına 2008’de son vereceğini taahhüt eden bir açıklama yaptı.

“Michael Dell’in dünya çapında yeni bir iade politikasını uygulamaya koyarak tüm sektöre nasıl meydan okuduğunu gördük” diyor Greenpeace. “Bazı şirketlerin talebimize karşılık vermesi, hatta daha fazlasını yapması; bazılarının da, bir sonraki sıralamada yer alabilmek için, yeni politikaların ne zaman uygulanması gerektiğini sorması bizi çok sevindirdi.”

Hem rekâbet hem de çevre bilinci artan tüketicilerin baskısının birleşmesi, ismi kötüye çıkan şirketlerin satışlarını ciddi ölçüde düşürebilir. Bu yüzden, Aralık 2006’da yayımlanan kılavuz benzeri etkenlerin, şirketleri puan yükseltmeye zorlaması hiç şaşırtıcı değil.

672-yu-3-3-40_sf29_yesilbakis_bilisimteknolojileri
SİSTEM HATASI: Teknolojinin gelişmesi sonucu ortaya çıkan manzara çoğu zaman böyle.
(Fotoğraf: ISTOCKPHOTO)
Bu tür sıralama tabloları, ‘gözetçiliğin’ bir formudur. Bu sayede, düşünce kuruluşları, sivil toplum kuruluşları (STK’lar), alternatif medya ve hatta bireyler (Erin Brokovich’i hatırlarsınız), kamu yetkililerini, kamu kurumlarını ve sanayiyi, toplumsal ve siyasî yaşamdaki etkileri konusunda hesap vermeye zorlar ve birbiriyle kıyaslar. Zamanla, kilit aktör ve ülkelerin eylemlerini, kararları- nı, ürün ve politikalarını, kalite standartları na, hedeflere ve göstergelere göre irdeler duruma gelir. Nihaî amaç, şeffaflık sayesinde sınaî kirliliğin azalmasını sağlamaktır.

Gözetçilik yeni bir kavram değil. Çevre alanındaki ilk kazanımlar on yıl önce; ABD’nin uzun bir geçmişi olan toksik atık envanteri; sanayinin hava, su ve toprağa salımlarının azaldığını (1988-1998 arasında %45) açıkladığında elde edilmişti. Avrupa Birliği’nde, Avrupa Kirletici Emisyon Kaydı’nın (EPER) ziyaretçi sayısı (2004’teki başlangıcından bu yana %67 artarak) 2006’da 340,000’e yükseldi.

Bilgi Toplumu olmak bizim elimizde! Düşünce ve önerilerinizi Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız adresine İngilizce olarak yazabilirsiniz. 

Temmuz-Eylül 2007
Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       Web uygulama