Sayısallaşan yönetişim
Jerome SimpsonToplumun karar alma süreçlerine katılımı İnternet sayesinde artıyor
AB Çevre Genel Direktörlüğü, Aralık 2005’te, AB’nin 2010 yılında biyoçeşitlilik kaybını durdurma hedefine ulaşmak için alınacak önlemler konusunda İnternet ortamında sekiz hafta süren bir tartışma süreci başlattı. Uygulama, 2004–2005 döneminde geniş bir paydaş kitlesinin yaptığı tartışmaya ek olarak, toplumun ve uzmanların sürece katılması için yeni bir fırsattı.
Sonuçlar, en önemli 10 sorun ('tahsisli' fonlamanın arttırılması gibi) ve çözüm (toplum bilincinin artırılması gibi) üstünde fikir birliğinin yanı sıra, çevrimiçi anketin genelde olumlu karşılandığını gösterdi. Ancak, katılanların %9’u, anketin alternatif çözüm önerme konusunda esnek olmamasından yakındı. Kısaca anket, AB’nin kısa liste haline getirilmiş önceliklerinin sorgulanmadan onaylanmasına aracı oldu ve karşılıklı tartışma ortamı sağlamadı.
UNESCO ise hâlen, Bilgi Toplumu Dünya Zirvesi eylem planının çok paydaşlı uygulanması yönünde çevrimiçi bir tartışma yürütüyor, farklı konularda küresel paydaşlardan görüş istiyor, bunları İnternet ortamında paylaşıyor. UNESCO'nun sonuçları analiz etmesi zaman alacak ama, bu uygulama katılanlara daha fazla konuşma özgürlüğü veriyor.
Çevre Genel Direktörlüğü benzeri resmi kurumlar tabanlarını dinlemek, siyasî girişimleri ve yerel gelişmeleri tartışmak için İnternet'i giderek daha fazla kullanıyor. Yine de, çevrimiçi tartışmanın açık yönetişime yeni bir model olup olmayacağını zaman gösterecek. Kimileri, başta İnternet olmak üzere bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) kullanımının seçmen sayısının düşmesi ve hükümete ilginin azalması ile kendini gösteren, giderek kopuk bir toplum yarattığını öne sürüyor.
Öte yandan, Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin 2004’te belirttiği gibi, bu, ‘yeni’ bir sivil toplumun katalizörü de olabilir. Bireyler BİT’leri giderek daha fazla kullanmakta, pek çok STK bu teknolojilerden yararlanmakta. Sadece yerel değil, kimlikler arası (Kosovo/ Kosava örneğindeki gibi) ve uluslar aşırı düzeyde sayısız konu başlığı etrafında çevrimiçi topluluklar oluşmakta.
İnternet, özgürlükçü şekilde düzenlenmiş, yönetim ve sorumluluğun paylaşıldığı katılım biçimlerine olanak sağlıyor. Gayri resmî ve kolay erişilebilir olup, gerçek dünyadakinden daha az yükümlülük getiriyor. Yani, BM Kalkınma Programı’nın Demokratik Yönetişim Grubu Direktörü Pippa Norris’in (www.pippanorris.com) ortaya attığı gibi, İnternet, lobicilik, iletişim ve teşkilatlanma gibi bazı işlerin yapılış şeklini değiştiriyor, böylece, iktidarı ve kaynakları politik aktörler arası nda ustaca dağıtıyor.
Çevrimiçi tartışma diğer tartışma şekillerinin yerini alacak mı? Avrupa Komisyonu, “Avrupa’daki Sesiniz” isimli adresindeki http://europa.eu.int/yourvoice portalında yanıtın ‘hayır’ olduğunu savunuyor. “Bu yeni tartışma şeklinin, bir Beyaz Kitaba verilen yazılı yanıtlar gibi geleneksel danışma yöntemlerini tamamlayacağını, çevrimiçi tartışmaların yeni ve önemli bir boyut getirdiğini, ancak sadece, paydaşların politika oluşturmaya katılımı için kullanılan gereçler yelpazesinin bir parçası olduklarını,” ifade ediyor.
Çevrimiçi biyoçeşitlilik tartışmalarından toplanan istatistikler, İnternet’in, başta geniş tabanlı paydaş yoklamasına katılma şansı bulamayan kişiler olmak üzere, politik oluşumlardaki her yaştan bireyin katılımını kolaylaştırdığını gösteriyor. Ayrıca, tartışmalara aday statüsündeki iki ülke de dahil olmak üzere 26 ülkenin katkı da bulunması azımsanmayacak bir başarı. Tek sürpriz Estonya’nın yokluğu oldu. İnternet’ten kafası karışmış bu ülkeye e-Estonya adı yakıştırıldı.
Temmuz-Eylül 2006
YEŞİL BAKIŞ
- Antroposen’e Hoşgeldiniz
- Dünya Caddesi İşgali
- Yaşam Dönüşümdür
- Doğal Tarımın Yolu – Felsefesi ve Uygulaması
- Küresel İklim Değişimi, Biyoenerji ve Enerji Ormancılığı
- Yeşil bilişim ile 7.8 gigaton sera gazı azaltımı mümkün
- Dünya Dün ve Bugün
- Klimatoloji ve Meteoroloji





