Aarhus uzlaşamaması
Alex GregorioTuna-Karadeniz kanalını inşa eden Ukrayna hükümetinin Aarhus Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini çiğnediğinin Aarhus sözleşmesi Uygunluk Komitesi tarafından tespit edildiği 18 Şubat, Tuna Deltası’nı korumaya çalışanlar için bir bayram oldu. Taraşarın 27 Mayıs’da bir araya geldiği toplantıda bu bulgu doğrulandı. Tuna Nehri’nin Ukrayna toprakları içinde kalan bölümünü Karadeniz’e bağlamayı amaçlayan Bystroe Kanalı projesi, uluslararası önemde bir sulak alan olarak tanınan Tuna Biyosfer Rezervi içinde inşa edilmişti.
Söz konusu dava, Ukrayna’da bir çevre hukuku bürosu olan Ecopravo-Lviv’in, 2004 yılında Komite’ye yaptığı resmi bir şikayete dayanıyor. Büro, inşa edilen kanalı n Tuna Deltası’ndaki biyoçeşitliliğin korunmasını tehlikeye soktuğu suçlamasında bulundu. Dahası, inşa sürecinin hem Ukrayna yasalarına, hem de doğa koruma ve toplumsal katılım konusundaki uluslararası yükümlülüklere aykırı olduğunu belirtti.
Aarhus Sözleşmesi Uygunluk Komitesi Şubat ayında, Ukrayna’nın, Sözleşme’nin 3, 4 ve 6. maddelerini ihlâl ettiği hükmüne vardı. Komiteye göre Ukrayna, kanal yapım kararında halkın görüşünü almadığı için 6. maddeyi ihlâl etti. Komite, Ukraynalı yetkililerin, talep olmasına karşın kanal projesiyle ilgili bilgi vermeyerek 4. maddeyi de çiğnediğini saptadı. Son olarak, Aarhus Sözleşmesi’nin hayata geçirilmesi doğrultusunda açık, şeffaf ve tutarlı bir yapı bulunmaması da komiteye göre 3. maddedeki genel taahhüdün ihlâli anlamına geliyordu.
Komite Ukrayna’nın, mevzuatını ve kamusal uygulamalarını belirtilen kurallara uygun hale getirmesi için çeşitli tavsiye kararları aldı. Daha sonra Ukrayna hükümetinden, Aarhus Sözleşmesi’nin maddelerini iç hukukuna aktarmaya ve anlaşma kapsamındaki çeşitli koşulları yerine getirmek amacıyla net bir mevzaut oluşturmaya yönelik bir strateji belirlemesi istendi.
25 Haziran 1998’de Danimarka’da kabul edilen Aarhus Sözleşmesi, toplumun haklarını belirliyor ve bilgiye erişim, halkın katılımı ve adalete erişim konularında kamu yöneticilerine yükümlülükler getiriyor. Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu’na göre (UNECE), Aarhus Sözleşmesi, toplumla devlet arasındaki ilişkide yaşamsal öneme sahip, çünkü Sözleşme yalnızca çevre ile sınırlı değil; hükümetlerin hesap verebilirliği, şeffaşılığı ve sorumluluklarını da ele alıyor.
REC’in kıdemli hukuk uzmanı ve aynı zamanda ‘Aarhus Sözleşmesi Uygulama Rehberi’nin yazarlarından olan Stephen Stec’e göre, “Çevresel bilgi, katılım ve adalet alanlarında devlet standartlarının iyileştirilmesi yönünde Aarhus Sözleşmesi’nden beklenenler gerçekleşmeye başladı; bu da büyük ölçüde değişken ve esnek bir uygulama düzeneği sayesinde oldu. Bireylerin bağımsız bir uygunluk komitesine başvurma olanağına sahip olması, Bystroe Kanalı gibi çetin ve hassas davaların bile ele alınabilmesini sağlıyor. Bu süreç sayesinde, gün geçtikçe daha fazla davanın çözüme kavuşmasıyla, önümüzdeki yıllarda çok daha önemli davaların karara bağlandığına tanık olacağız.”
Temmuz-Eylül 2005
YEŞİL BAKIŞ
- Antroposen’e Hoşgeldiniz
- Dünya Caddesi İşgali
- Yaşam Dönüşümdür
- Doğal Tarımın Yolu – Felsefesi ve Uygulaması
- Küresel İklim Değişimi, Biyoenerji ve Enerji Ormancılığı
- Yeşil bilişim ile 7.8 gigaton sera gazı azaltımı mümkün
- Dünya Dün ve Bugün
- Klimatoloji ve Meteoroloji





