Salı, Mayıs 22, 2012
YEŞİL BAKIŞ | Yasal Boyut | Çevrenin yerinden yönetimi
Share to Facebook Share to Linkedin 

Çevrenin yerinden yönetimi

Nuran Talu

Yerel yönetimlerin yetkilerinin artması çevre yönetimini ne kadar kolaylaştıracak?

Kamu yönetiminde yerel uygulamaları hızlandırması beklenen reform çalışmaları, hakim merkezîyetçi yönetim tarafından yönetilemeyen ‘çevre’ konusunda kronikleşmiş yetki karmaşasının giderilmesi, daha önemlisi, çevre hizmetlerinde özellikle yerel düzeyde istenen verime ulaşılması umudunu doğurmuştur. Çünkü, çevre politikalarının sistematik bir yaklaşımla oluşturulması hep istenmekle birlikte, geleneksel sistem bunu engellemiş, başta çevre olmak üzere yerel düzeyde yeni yapılanma ihtiyacı giderek artmıştır.

Etkinlik ve verimliliği temel alan yeni kamu yönetimi anlayışıyla tasarlanan bu reformlar, son üç yıldır giderek artan ve www.tbmm.gov.tr gibi sitelerde de yayımlanan yasal düzenlemelerle uygulamaya konmuştur. Çevre alanında yerel yönetimlerin daha fazla yetki ve sorumluluk üstlenmesini, yeni kaynaklarla desteklenmesini, özerklik, katılımcılık, şeffaşık, hesap verebilirlik gibi demokratik değerler doğrultusunda çalışmasını sağlamak için Büyükşehir Belediyeleri Kanunu, Belediye Kanunu ve İl Özel İdareleri Kanunu değiştirilmiştir.

alt
Yerel yönetimlerin genişletilen yetkileri
öncelikle kanalizasyon,atık su, katı atık
bertarafı gibi sorunların çözümüne
odaklanmış.
(Fotoğraf: Photodisc)
Böylece, büyükşehir ve diğer belediyelerin çevre yetkileri artırılmış, merkezî yönetime ait il örgütlenmeleri reformist bir anlayışla yeniden kurgulanarak yetkiler ağırlıklı olarak il özel idarelerine devredilmiştir. Bu yeni yapı, Türkiye’de son derece yetersiz olan fizikî çevresel altyapının yerel düzeyde tesisine öncelik verme bilinciyle tasarlanmıştır. Bu nedenle, yerel yönetimlerin genişletilen yetkileri öncelikle kanalizasyon, atık su, katı atık bertarafı gibi sorunların çözümüne odaklanmış, kurumsal ve yönetsel yapı da buna göre biçimlendirilmiştir.

Ancak burada, Türkiye’deki çevre hizmetlerinin son derece yetersiz olduğunu hatırlamak lâzımdır. Genel bütçede kamu yatırımları içinde çevrenin payı sadece binde 1.4’tür. 3,215 belediyenin %64’ünde kanalizasyon hizmeti verilmemesi, %85’inde evsel atık arıtma tesisi olmaması ve ülke çapında çöplerin sadece %35’inin düzenli depolanması, çevre sektörümüzün AB’ye uyum sağlamak için zor bir sınavdan geçmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Üstelik, atık su, katı atık, endüstriyel kirlilik ve riskler, hava kirliliği, veri ve enformasyon sistemleri gibi unsurları kapsayan ve uyum sürecinde ihtiyaç duyulan çevre yatırımlarının 40 milyar avro gibi devasa meblağları bulması da, çevre politikalarına verilmesi gereken önceliği çarpıcı biçimde göstermektedir.

Yeni kamu yönetimi sistemi, akılcı bir yaklaşımla yerel yönetimlerin çevre alanındaki yürütme yetkilerini artırsa da, yerel çevre hizmetlerinin kamu yönetimindeki genel politikalardan kopuk değerlendirilmesi ve uygulanması halinde, bu yeni yetkilerin çözüm için yeterli olmayacağı da aşikârdır. Belediyelerin ve il özel idarelerinin güçlenmesiyle birlikte, taşradaki çevre hizmetlerinde mutlaka bir iyileşme görülecektir. Ancak bütünü gören, önceliklere dayalı bir çevre politikası ve bunlarla birlikte ele alınacak kapsamlı bir çevre yatırım planlaması olmadan, çevresel altyapının sorumluluğunu tamamen yerel yönetimlere devretmek ne derece haksızlık ise, çevre sorunlarının sadece yerel kararlarla çözülmesini ummak da o derece yanlıştır.

Çağdaş çevre yönetimi uygulamaları açısından bakıldığında da; çevre yönetiminin ekolojik, toplumsal ve ekonomik unsurlarıyla bir bütün olduğu ve bu unsurları bütünleşik bir yaklaşımla ele almak gerektiği açıkça görülür. Yeniden biçimlendirilen Türk kamu yönetiminde, çevre politikalarını doğru tespit eden ve bu politikaları merkezî ve yerel yönetimlerle uyumlu şekilde uygulamaya yansıtacak bir yapıya olan ihtiyaç, ne yazık ki gündemdeki yerini hâlâ korumaktadır.

Nuran Talu, REC Türkiye, Yerel Çevre Politikaları Danışmanı

Nisan-Haziran 2005

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       Web uygulama