Salı, Şubat 07, 2012
YEŞİL BAKIŞ | Yasal Boyut | Çevre denetiminde yenilik
Share to Facebook Share to Linkedin 

Çevre denetiminde yenilik

Koray Eti

Çevre Denetimi Yönetmeliği'nin artı ve eksileri yaşayarak anlaşılacak

Yaklaşık yedi yıldır yürürlükte olan, ancak bir türlü ciddi olarak uygulanamayan yönetmelik, tesis veya faaliyetin çalışmaya başlamasından sona erdirilmesine kadar olan süreçte çevre denetiminin usûl ve esaslarını; denetim yapacak personelin, çevre yönetim birimi/ görevlisinin, çevre hizmeti konusunda yetkilendirilmiş firmaların nitelikleri ile yükümlülüklerini düzenliyor.

Yönetmeliğin uygulanamamasının ana sebebi, ilgili mercilerdeki denetim görevlilerinin nitelik ve nicelik bakımından yetersizliği. Örneğin İstanbul'da, denetlenecek kuruluş sayısının fazlalığı ile, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nün personel sayısının düşüklüğü kıyaslandığında, yönetmeliğin yaygın olarak uygulanamayışının yanıtı kolaylıkla bulunur.

Tabii ki Çevre ve Orman Bakanlığı'nı suçlamak yanlış olur. Bakanlığın, ülke bütçesindeki payının hâlen küçük olduğu dikkate alınırsa, kendisini nasıl geliştireceği sorusu da cevaplanır. Aktif bir denetim için yeterli sayıda ve nitelikli çevre denetçisi gerekir. Bu da ekonomik güç, zaman ve deneyimle mümkündür. Gelişen ülkelerde bu bir süreç gerektirir. Bakanlığın (veya geçmişte bu görevleri üstlenmiş kurumların) yaşı halen bu konuma gelebilmek için fevkalade gençtir.

Yönetmelik, geç de olsa, bu eksikliğin giderilmesi için, özel sektörün de bağımsız bir gözle denetim sürecine katılmasını sağlıyor.

Tanımlar, görevler, denetlenecek tesisler yönetmelikte net olarak açıklanmıştır. Bu yönüyle kendini günümüz koşullarında tamamlamıştır. Yine de, aşağıda açıklanan bazı konularda revizyonlara ihtiyaç duyduğu görülmektedir:

1. Yönetmelikte bahsi geçen "askerî işyerleri, askerî bölgelerin ve tatbikatların, 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu uyarınca TAEK'in yetki alanına giren kurum, kuruluş ve işletmelerin denetimi ile, 14765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü kapsamına giren konuların" denetimi ancak "bakanlık ve ilgili kuruluş arasında bir protokol yapılması durumunda ilgili kuruluşla ortak yapılabilir," denmektedir. Bu kuruluşlar önemli ve hassas konular üstünde çalıştığı için böyle bir yükümlülük belki hoş karşılanabilir, yine de yönetmeliğin 1. bölüm 2. maddesindeki ‘denetim uygulanamaz' ibaresi kaldırılıp 2 ve 3. madde birleştirilerek yukarıdaki gibi bir açıklama getirilebilir.

2. Tesis veya faaliyetlerin kendini izlemesi ve iç tetkik konusu Madde 7'de; iç tetkikin ne sürede, nasıl yapılacağı ise ileriki bölümlerde verilmiştir. Tetkik kısmında, bakanlığa uygunsuzluk durumunun bildirilmesi gerektiği söylenmektedir. Fakat ilgili firmanın iyileşmesi durumu göz önüne alınarak ve halihazır envanter yapılması amacıyla düzenli olarak uygunluk ve uygunsuzluk durumunun bir arada olduğu tutanaklar da belli aralıklarda bakanlığa veya yetkili kuruluşlara gönderilebilir. Bu tutanak kısa bir tablo halinde işaretlenme şeklinde olabilir.

3. Çevre görevlisinin nitelik ve görevlerine ilişkin üçüncü bölümde, yetkilendirilecek kişilerin "mühendislik, fizik, kimya veya biyoloji bölümlerinden mezun olması zorunlu" tutulmaktadır. Çevre konusunda en bilgili üniversite bölümü çevre mühendisliğidir. Uygun denetçi öncelikle çevre mühendisi olmalıdır. Kuruluşlarda çalışacak çevre mühendislerini sınava tabi tutmamakla birlikte; bu işletmeleri denetleyecek kamu personeli, hangi üniversite mezunu olursa olsun sınavı geçmesi yeterli görülerek, denetçi hatta baş denetçi olabilmektedir. Yani denetçiler işi bilmiyorsa, işletmede çevre mühendisi olması önemini yitirmektedir. Çünkü denetçi denetimi sağlıklı yapamadığında, işletmeci, çevre mühendisi gözüyle yapılan iyileştirmenin ve bunun maliyetinin gereksiz olduğunu düşünebilir.

4. Madde 8, fıkra 7'de, "Çevre yönetim biriminde en az bir tane çevre mühendisi veya çevre mühendisliği alanında yüksek lisans ve/ veya doktora eğitimi almış personel çalıştırılması zorunludur," ibaresi önemlidir. Yalnız bu kişinin o birimin başı olması gerektiği de vurgulanmalıdır.

5. 21 Kasım 2008'de yeniden yayımlanan bu yönetmeliğin yürürlüğe giriş tarihi 1 Ocak 2009'dur. Geçici 1. madde ile yeni yönetmeliğin yükümlülükleri için işletme sahiplerine 18 veya 24 ay daha süre verilmiştir. Böylece denetimsizliğin iki yıl daha süreceği resmen ifade edilmektedir.

Özetle, yaklaşık yedi yıldır pratikleşemeyen yönetmeliğin yeni haliyle, özel sektörün önünün açılması sayesinde denetimlerin daha etkin ve hızlı olacağı kanaati belirmektedir. Yukarıda açıklanan genel hususlarda yapılacak bazı modifikasyonlar ile de mükemmele yaklaşan bir mevzuat manzumesi ortaya çıkabilecektir. Elbette yeni bir mevzuatın artı ve eksilerini anlamak yaşamadan mümkün değildir. Bu aynen, tat ve tuzunu bilmediğiniz, ancak yiyerek anlayacağınız yeni bir yemek gibidir. Ölçüleri kendi dinamiği içinde yapıldıkça her kesimin hoşlanacağı bir dengede kendine yer bulacaktır.

Koray Eti, Genel Müdür, Tricon Çevre Enerji İnşaat Danışmanlık Ltd. Şti.

Ekim-Aralık 2008

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta
 
© 2010 BÖLGESEL ÇEVRE MERKEZİ - REC TÜRKİYE       M+